وَقَالَ إِنِّي ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّي سَيَهْدِينِ
Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."
As-Saaffaat suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
وَقَالَ إِنِّي ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّي سَيَهْدِينِ
Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."
Bu pasaj, Allah'a yonelmenin bazen yer degistirme, bekleme, dua ve nesil uzerinden suren uzun bir teslimiyet yolculugu oldugunu gosterir.
وَقَالَ إِنِّي ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّي سَيَهْدِينِ
Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."
رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ
"Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!"
فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَلِيمٍ
Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ إِنِّي أَرَىٰ فِي الْمَنَامِ أَنِّي أَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرَىٰ ۚ قَالَ يَا أَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ ۖ سَتَجِدُنِي إِنْ شَاءَ اللَّهُ مِنَ الصَّابِرِينَ
Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
فَلَمَّا أَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبِينِ
Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.
قَدْ صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا ۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ
"Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ الْبَلَاءُ الْمُبِينُ
"Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)