إِنَّ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ لَآيَاتٍ لِلْمُؤْمِنِينَ
Şüphesiz göklerde ve yerde müminler için birçok âyetler vardır.
Muhakkak ki göklerde ve yerde mü'minler için ayetler vardır.
Kuran, cenneti 'raziyye' (hosnud) ve 'mardiyye' (hosnut edilmis) ile, cehennemi ise hesap ve adaletin kacinilmaz sonucu ile tanitir.
Hüküm ve ahlaki rehberlik bağlamında en güçlü eşleşen ayet şu an سُورَةُ الجَاثِيَةِ (Al-Jaathiya), 3. Ayet olarak öne çıkıyor. Bunu Hud ayeti tamamlıyor. Sonuçlar klasik tefsir bağlamıyla sıralandı. Bu bilgilere göre de en öne çıkan 7 ayet aşağıya dizilmiştir.
Sorunuzdaki "hak" ve "adalet" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.
إِنَّ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ لَآيَاتٍ لِلْمُؤْمِنِينَ
Şüphesiz göklerde ve yerde müminler için birçok âyetler vardır.
Muhakkak ki göklerde ve yerde mü'minler için ayetler vardır.
۞ وَإِلَىٰ مَدْيَنَ أَخَاهُمْ شُعَيْبًا ۚ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُمْ مِنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُ ۖ وَلَا تَنْقُصُوا الْمِكْيَالَ وَالْمِيزَانَ ۚ إِنِّي أَرَاكُمْ بِخَيْرٍ وَإِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ مُحِيطٍ
Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'i gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Ölçeği de, teraziyi de eksik tutmayın. Ben sizi hayır (bolluk) içinde görüyorum. Bununla beraber yine de sizi kuşatacak bir gününazabından korkuyorum."
Bu blok, ibadetin ekonomik ahlaktan kopuk olmadigini; ticaret, olcu, hak ve toplumsal guvenin tevhid cagrisi icinde yer aldigini gosterir.
۞ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُونُوا قَوَّامِينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَاءَ لِلَّهِ وَلَوْ عَلَىٰ أَنْفُسِكُمْ أَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْأَقْرَبِينَ ۚ إِنْ يَكُنْ غَنِيًّا أَوْ فَقِيرًا فَاللَّهُ أَوْلَىٰ بِهِمَا ۖ فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوَىٰ أَنْ تَعْدِلُوا ۚ وَإِنْ تَلْوُوا أَوْ تُعْرِضُوا فَإِنَّ اللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا
Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, anababanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, Allah ikisine de (sizden) daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Kişisel çıkar karşısında bile adaletin korunması emredilir. Adalet ilkesinin mülkün ve toplumsal huzurun temeli olduğu anlatılır.
۞ وَهَلْ أَتَاكَ نَبَأُ الْخَصْمِ إِذْ تَسَوَّرُوا الْمِحْرَابَ
Bir de davacıların kıssası geldi mi sana? Hani surdan aşarak mihraba ulaşmışlardı.
Bu pasaj, guc ve hukum makaminda adaleti korumayi, acele karar vermemeyi ve hatayi fark edince Allah'a donmeyi ogretir.
وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هَٰؤُلَاءِ شُفَعَاؤُنَا عِنْدَ اللَّهِ ۚ قُلْ أَتُنَبِّئُونَ اللَّهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي السَّمَاوَاتِ وَلَا فِي الْأَرْضِ ۚ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ
Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve "Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki, "Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir.
18- Onlar, Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyecek şeylere tapıyor ve: “Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O, ortak tutmakta oldukları her şeyden münezzeh ve yücedir. 18. “Onlar” yani Allah Rasûlünü yalanlayan müşrikler, “Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda v
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ قَدْ سَمِعَ اللَّهُ قَوْلَ الَّتِي تُجَادِلُكَ فِي زَوْجِهَا وَتَشْتَكِي إِلَى اللَّهِ وَاللَّهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَا ۚ إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ
Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir. Çünkü Allah, işitendir, bilendir.
Ezilen, mağdur edilen veya haksızlığa uğrayan birinin sesinin ilahi katta yankı bulduğunu anlatır. Adaletin sadece toplumsal değil, ilahi bir gözlem altında olduğunu vurgulayarak güven verir.