KONU SAYFASI

Hz. Yusuf Kissasi

Yusuf suresi, Kuran'in 'kissalarin en guzeli' diye niteledigi bir hayat hikayesidir: kiskanclik, sabir, iftira, hapishane ve nihayetinde iktidar.

yusufkissasabirkiskanclikruya
BEYAN ÖZETİ

Hz. Yusuf Kıssası: İffet ve Adaleti Ayakta Tutmanın Anlamı Hz. Yusuf'un kıssası, İslami ahlakın en parlak örneklerinden biridir. Potiphar'ın eşinin fitnesine karşı gösterdiği ilahi koruma ve ardından cezaevinde haksızlığa uğraması, Allah'ın adaletinin geç bile olsa ortaya çıkacağını gösterir. Yusuf, sadece namusunun tekzip edilmesine katlanmakla kalmamış, hükümdar huzuruna çıkarıldığında hakikati söylemek için sabır göstererek, "Rabbim, onların oyunlarını çokiyi bilir" demiştir—bu, kişisel affından ziyade, ilahi adalete tamamen tevekküldür. Kıssanın temel dersi, An-Nisaa 135 ve Bu bilgilere göre de en öne çıkan 5 ayet aşağıya dizilmiştir.

NEDEN BU AYETLER?

Sorunuzdaki "hak" ve "yusuf" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.

سُورَةُ النَّحۡلِ (An-Nahl), 90. Ayet

۞ إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَىٰ وَيَنْهَىٰ عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ ۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Şüphesiz ki Allah, size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.

Muhakkak ki Allah; adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder. Hayasızlığı, fenalığı ve taşkınlığı ise yasaklar. Tezekkür edesiniz diye size öğüt verir.

سُورَةُ النِّسَاءِ (An-Nisaa), 135. Ayet

۞ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُونُوا قَوَّامِينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَاءَ لِلَّهِ وَلَوْ عَلَىٰ أَنْفُسِكُمْ أَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْأَقْرَبِينَ ۚ إِنْ يَكُنْ غَنِيًّا أَوْ فَقِيرًا فَاللَّهُ أَوْلَىٰ بِهِمَا ۖ فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوَىٰ أَنْ تَعْدِلُوا ۚ وَإِنْ تَلْوُوا أَوْ تُعْرِضُوا فَإِنَّ اللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا

Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, anababanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, Allah ikisine de (sizden) daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

135- Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan ve kendi aleyhinize veya ana babanızın yahut yakınlarınızın aleyhine dahi olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Şahitlik edilen) ister zengin, ister fakir olsun, Allah ikisine de daha yakındır. O halde hevaya uyup da adaletten sapmayın. Eğer (şahitlikte dilinizi) eğip büker veya (şahitlik yapmaktan) yüz çevirirseniz şüpheniz olmasın ki Allah yaptıkların...

Yusuf

وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُونِي بِهِ ۖ فَلَمَّا جَاءَهُ الرَّسُولُ قَالَ ارْجِعْ إِلَىٰ رَبِّكَ فَاسْأَلْهُ مَا بَالُ النِّسْوَةِ اللَّاتِي قَطَّعْنَ أَيْدِيَهُنَّ ۚ إِنَّ رَبِّي بِكَيْدِهِنَّ عَلِيمٌ

O hükümdar "Onu bana getirin" dedi. Emir üzerine Yusuf'a gönderilen adam yanına gelince, Yusuf ona dedi ki: "Haydi efendine geri dön de, ona sor bakalım, o ellerini kesen kadınların maksatları ne imiş? Hiç şüphe yok ki, Rabbim, onların oyunlarını çokiyi bilir."

Bu blok, hakli cikmanin sadece kurtulmak degil, dogrulugun berraklasmasi oldugunu; sabrin sonunda itibar ve emanetin geri gelebilecegini gosterir.

Yusuf

وَدَخَلَ مَعَهُ السِّجْنَ فَتَيَانِ ۖ قَالَ أَحَدُهُمَا إِنِّي أَرَانِي أَعْصِرُ خَمْرًا ۖ وَقَالَ الْآخَرُ إِنِّي أَرَانِي أَحْمِلُ فَوْقَ رَأْسِي خُبْزًا تَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْهُ ۖ نَبِّئْنَا بِتَأْوِيلِهِ ۖ إِنَّا نَرَاكَ مِنَ الْمُحْسِنِينَ

Zindana onunla birlikte iki delikanlı daha girdi. Birisi dedi ki: "Rüyada kendimi şarap sıkarken gördüm". Öteki de dedi ki: "Ben de başımın üstünde ekmek taşıdığımı, kuşların da ondan yediğini gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Çünkü biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."

Zindan sartlarinda bile Yusuf'un hikmeti, tevhid daveti ve hizmet bilinci ortaya cikar; dar mekanda bile anlamli bir sorumluluk tasinabilecegi gosterilir.

Yusuf

وَرَاوَدَتْهُ الَّتِي هُوَ فِي بَيْتِهَا عَنْ نَفْسِهِ وَغَلَّقَتِ الْأَبْوَابَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَ ۚ قَالَ مَعَاذَ اللَّهِ ۖ إِنَّهُ رَبِّي أَحْسَنَ مَثْوَايَ ۖ إِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ

Derken, evinde bulunduğu hanım, onun nefsinden murad alıp yararlanmak istedi. Kapıları kilitledi ve "Haydi beri gel!" dedi. Yusuf: "Allah'a sığınırım! Muhakkak ki, o (kocan), benim efendim, bana çok güzel baktı. Doğrusu zalimler hiç iflah olmazlar" dedi.

Bu pasaj, guclu bir baski ve arzu ortaminda iffet, Allah korkusu ve karakter saglamliginin nasil korundugunu gosterir.