فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ
Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.
Kur'an-ı Kerim'in 44. suresi olan Duhân suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
يَلْبَسُونَ مِنْ سُنْدُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُتَقَابِلِينَ
Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı olarak otururlar.
فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ
Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.
يَلْبَسُونَ مِنْ سُنْدُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُتَقَابِلِينَ
Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı olarak otururlar.
كَذَٰلِكَ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ عِينٍ
İşte böyle, biz onları ayrıca iri siyah gözlü hurilerle evlendiririz.
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.