فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْ ۖ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّا
Öyleyse onların hemen azaba uğratılmalarını isteme. Biz onların (ecel) günlerini sayıyoruz.
Kur'an-ı Kerim'in 19. suresi olan Meryem suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
يَوْمَ نَحْشُرُ الْمُتَّقِينَ إِلَى الرَّحْمَٰنِ وَفْدًا
O gün, takva sahiplerini, heyet olarak Rahmân'ın huzuruna toplayacağız.
فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْ ۖ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّا
Öyleyse onların hemen azaba uğratılmalarını isteme. Biz onların (ecel) günlerini sayıyoruz.
يَوْمَ نَحْشُرُ الْمُتَّقِينَ إِلَى الرَّحْمَٰنِ وَفْدًا
O gün, takva sahiplerini, heyet olarak Rahmân'ın huzuruna toplayacağız.
وَنَسُوقُ الْمُجْرِمِينَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ وِرْدًا
Suçluları da susuz olarak cehenneme süreceğiz.
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.