إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي ظِلَالٍ وَعُيُونٍ
Kuşkusuz takva sahipleri gölgeler altında ve pınar başlarındadır.
Kur'an-ı Kerim'in 77. suresi olan Mürselât suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ
Canlarının çektiğinden türlü meyveler arasındadırlar.
إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي ظِلَالٍ وَعُيُونٍ
Kuşkusuz takva sahipleri gölgeler altında ve pınar başlarındadır.
وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ
Canlarının çektiğinden türlü meyveler arasındadırlar.
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
(Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için" (denir).
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.