وَقَالُوا إِنْ هَٰذَا إِلَّا سِحْرٌ مُبِينٌ
Ve diyorlar ki: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir."
Kur'an-ı Kerim'in 37. suresi olan Sâffât suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
أَإِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا أَإِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?"
وَقَالُوا إِنْ هَٰذَا إِلَّا سِحْرٌ مُبِينٌ
Ve diyorlar ki: "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir."
أَإِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا أَإِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?"
أَوَآبَاؤُنَا الْأَوَّلُونَ
"Önceki atalarımız da mı?.."
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.