وَلَقَدْ نَادَانَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُجِيبُونَ
Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.
Kur'an-ı Kerim'in 37. suresi olan Sâffât suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
وَنَجَّيْنَاهُ وَأَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظِيمِ
Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
وَلَقَدْ نَادَانَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُجِيبُونَ
Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.
وَنَجَّيْنَاهُ وَأَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظِيمِ
Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُ هُمُ الْبَاقِينَ
Hem onun neslini bâki kalanlar kıldık.
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.