ثُمَّ جَاءَهُمْ مَا كَانُوا يُوعَدُونَ
Sonra kendilerine vaad edilen (azab) gelip çatarsa,
Kur'an-ı Kerim'in 26. suresi olan Şuarâ suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
مَا أَغْنَىٰ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يُمَتَّعُونَ
O yaşadıkları zevkin kendilerine hiçbir faydası olmayacaktır.
ثُمَّ جَاءَهُمْ مَا كَانُوا يُوعَدُونَ
Sonra kendilerine vaad edilen (azab) gelip çatarsa,
مَا أَغْنَىٰ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يُمَتَّعُونَ
O yaşadıkları zevkin kendilerine hiçbir faydası olmayacaktır.
وَمَا أَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَ
Bununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarıcı (peygamberleri) olmuştur.
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.