قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ
Musa sordu: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"
Kur'an-ı Kerim'in 26. suresi olan Şuarâ suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ
Firavun: "Haydi getir onu bakayım, doğrulardan isen" dedi.
قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ
Musa sordu: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"
قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ
Firavun: "Haydi getir onu bakayım, doğrulardan isen" dedi.
فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ
Bunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.