فَأَلْقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ
Ardından Musa asâsını attı; bir de ne görsünler, onların uydurduklarını yutuyor!
Kur'an-ı Kerim'in 26. suresi olan Şuarâ suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ
Sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.
فَأَلْقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ
Ardından Musa asâsını attı; bir de ne görsünler, onların uydurduklarını yutuyor!
فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ
Sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.
قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ
"İman ettik, dediler, Âlemlerin Rabbine "
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.