فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًا
"Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak."
Kur'an-ı Kerim'in 20. suresi olan Tâhâ suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
لَا تَرَىٰ فِيهَا عِوَجًا وَلَا أَمْتًا
"Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin."
فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًا
"Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak."
لَا تَرَىٰ فِيهَا عِوَجًا وَلَا أَمْتًا
"Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin."
يَوْمَئِذٍ يَتَّبِعُونَ الدَّاعِيَ لَا عِوَجَ لَهُ ۖ وَخَشَعَتِ الْأَصْوَاتُ لِلرَّحْمَٰنِ فَلَا تَسْمَعُ إِلَّا هَمْسًا
O gün, hiçbir tarafa sapmadan o davetçiye (Sûr'a üfleyenin çağrısına) uyarlar. Öyleki, Rahmân'ın heybetinden sesler kısılmıştır. Artık bir fısıltıdan başka hiçbir şey işitemezsin.
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.