قَالَ رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي
Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Benim göğsüme genişlik ver,
Kur'an-ı Kerim'in 20. suresi olan Tâhâ suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
قَالَ رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي
Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Benim göğsüme genişlik ver,
Bu pasaj, buyuk bir sorumluluk karsisinda insanin aczini itiraf edip Allah'tan ferahlik, kolaylik ve destek istemesinin guzel bir ornegidir.
قَالَ رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي
Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Benim göğsüme genişlik ver,
وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي
İşimi kolaylaştır,
وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي
Dilimden düğümü çöz
يَفْقَهُوا قَوْلِي
Ki, sözümü iyi anlasınlar.
وَاجْعَلْ لِي وَزِيرًا مِنْ أَهْلِي
Bir de bana ailemden bir vezir ver.
هَارُونَ أَخِي
Kardeşim Harun'u (ver).
اشْدُدْ بِهِ أَزْرِي
Onunla arkamı kuvvetlendir.
وَأَشْرِكْهُ فِي أَمْرِي
(Elçilik) işimde onu bana ortak et.
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.
كَيْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا
Ki seni çok tesbih edelim.
وَنَذْكُرَكَ كَثِيرًا
Seni çok analım.
إِنَّكَ كُنْتَ بِنَا بَصِيرًا
Şüphe yok ki sen bizi görüp duruyorsun."
قَالَ قَدْ أُوتِيتَ سُؤْلَكَ يَا مُوسَىٰ
Allah buyurdu: "Ey Musa! Dilediğin (şeyler) sana verildi."