YAKIN BAĞLAM
فَذَٰلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ
İşte o, öksüzü iter, kakar.
Kur'an-ı Kerim'in 107. suresi olan Mâûn suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ الْمِسْكِينِ
Yoksulu doyurmaya önayak olmaz.
فَذَٰلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ
İşte o, öksüzü iter, kakar.
وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ الْمِسْكِينِ
Yoksulu doyurmaya önayak olmaz.
فَوَيْلٌ لِلْمُصَلِّينَ
Vay haline o namaz kılanların ki,
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.