فِي الْحَمِيمِ ثُمَّ فِي النَّارِ يُسْجَرُونَ
Kaynar suda, sonra da ateşte kaynatılacaklardır.
Kur'an-ı Kerim'in 40. suresi olan Mü'min suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
ثُمَّ قِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنْتُمْ تُشْرِكُونَ
Sonra da onlara: "Nerede o ortak koştuklarınız?" denilecek.
فِي الْحَمِيمِ ثُمَّ فِي النَّارِ يُسْجَرُونَ
Kaynar suda, sonra da ateşte kaynatılacaklardır.
ثُمَّ قِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنْتُمْ تُشْرِكُونَ
Sonra da onlara: "Nerede o ortak koştuklarınız?" denilecek.
مِنْ دُونِ اللَّهِ ۖ قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا بَلْ لَمْ نَكُنْ نَدْعُو مِنْ قَبْلُ شَيْئًا ۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ اللَّهُ الْكَافِرِينَ
O Allah'tan başkaları (nerede denilecek). Onlar da diyecekler ki: "Hepsi bizden uzaklaşıp gittiler. Daha doğrusu biz bundan önce hiçbir şeye ibadet etmiyormuşuz." İşte Allah, o kâfirleri böyle şaşırtır.
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.