أَحْيَاءً وَأَمْوَاتًا
Gerek diriler, gerekse ölüler için.
Kur'an-ı Kerim'in 77. suresi olan Mürselât suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَأَسْقَيْنَاكُمْ مَاءً فُرَاتًا
Orada yüksek yüksek dağlar oturtup da size bir tatlı su sunmadık mı?
أَحْيَاءً وَأَمْوَاتًا
Gerek diriler, gerekse ölüler için.
وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَأَسْقَيْنَاكُمْ مَاءً فُرَاتًا
Orada yüksek yüksek dağlar oturtup da size bir tatlı su sunmadık mı?
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ
O gün yalanlayanların vay haline!
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.