وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوَىٰ
Kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş, nefsini boş heveslerden menetmiş ise,
Kur'an-ı Kerim'in 79. suresi olan Nâziât suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
فَإِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوَىٰ
Kuşkusuz onun varacağı yer cennettir.
وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوَىٰ
Kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmuş, nefsini boş heveslerden menetmiş ise,
فَإِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوَىٰ
Kuşkusuz onun varacağı yer cennettir.
يَسْأَلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَاهَا
Sana o kıyameti soruyorlar, ne zaman kopacak diye.
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.