رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ
"Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!"
As-Saaffaat suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ
"Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!"
Bu blok, kulun en sevdigi seyle sinanmasini ve teslimiyetin kuru bir iddia degil, kalbin en derin baglarini Allah'a emanet edebilmek oldugunu gosterir.
رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ
"Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!"
فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَلِيمٍ
Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ إِنِّي أَرَىٰ فِي الْمَنَامِ أَنِّي أَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرَىٰ ۚ قَالَ يَا أَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ ۖ سَتَجِدُنِي إِنْ شَاءَ اللَّهُ مِنَ الصَّابِرِينَ
Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
فَلَمَّا أَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبِينِ
Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.
وَنَادَيْنَاهُ أَنْ يَا إِبْرَاهِيمُ
Biz de ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim! "
قَدْ صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا ۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ
"Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ الْبَلَاءُ الْمُبِينُ
"Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)
وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ
Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْآخِرِينَ
Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık.
سَلَامٌ عَلَىٰ إِبْرَاهِيمَ
Selam olsun İbrahim'e...
كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
إِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنِينَ
Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.