وَإِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ
Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
Kur'an-ı Kerim'in 37. suresi olan Sâffât suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ
Onun için sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
وَإِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ
Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir."
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ
Onun için sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
Onlara (inecek azabı) gözetle. Yakında onlar da göreceklerdir.
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.