قُلْ نَعَمْ وَأَنْتُمْ دَاخِرُونَ
De ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)."
Kur'an-ı Kerim'in 37. suresi olan Sâffât suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
فَإِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ فَإِذَا هُمْ يَنْظُرُونَ
Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.
قُلْ نَعَمْ وَأَنْتُمْ دَاخِرُونَ
De ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)."
فَإِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ فَإِذَا هُمْ يَنْظُرُونَ
Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.
وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هَٰذَا يَوْمُ الدِّينِ
"Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür." derler.
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.