قَالَ هَلْ أَنْتُمْ مُطَّلِعُونَ
"Siz onu tanır mısınız?" der.
Kur'an-ı Kerim'in 37. suresi olan Sâffât suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
فَاطَّلَعَ فَرَآهُ فِي سَوَاءِ الْجَحِيمِ
Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.
قَالَ هَلْ أَنْتُمْ مُطَّلِعُونَ
"Siz onu tanır mısınız?" der.
فَاطَّلَعَ فَرَآهُ فِي سَوَاءِ الْجَحِيمِ
Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür.
قَالَ تَاللَّهِ إِنْ كِدْتَ لَتُرْدِينِ
Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.