إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
İşte bu büyük kurtuluştur.
Kur'an-ı Kerim'in 37. suresi olan Sâffât suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
لِمِثْلِ هَٰذَا فَلْيَعْمَلِ الْعَامِلُونَ
Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
İşte bu büyük kurtuluştur.
لِمِثْلِ هَٰذَا فَلْيَعْمَلِ الْعَامِلُونَ
Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
أَذَٰلِكَ خَيْرٌ نُزُلًا أَمْ شَجَرَةُ الزَّقُّومِ
Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı?
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.