مَا لَكُمْ لَا تَنْطِقُونَ
(Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).
Kur'an-ı Kerim'in 37. suresi olan Sâffât suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًا بِالْيَمِينِ
Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
مَا لَكُمْ لَا تَنْطِقُونَ
(Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).
فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًا بِالْيَمِينِ
Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
فَأَقْبَلُوا إِلَيْهِ يَزِفُّونَ
Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler.
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.