فَيَقُولُوا هَلْ نَحْنُ مُنْظَرُونَ
O zaman "Bize (iman etmemiz için) mühlet verilir mi acaba?... diyeceklerdir.
Kur'an-ı Kerim'in 26. suresi olan Şuarâ suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ
(Oysa dünyada iken) Onlar bizim azabımızı çarçabuk istiyorlardı.
فَيَقُولُوا هَلْ نَحْنُ مُنْظَرُونَ
O zaman "Bize (iman etmemiz için) mühlet verilir mi acaba?... diyeceklerdir.
أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ
(Oysa dünyada iken) Onlar bizim azabımızı çarçabuk istiyorlardı.
أَفَرَأَيْتَ إِنْ مَتَّعْنَاهُمْ سِنِينَ
Gördün ya artık onlara senelerce zevk ettirsek,
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.