فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ
Derken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki, onların ardına düştüler.
Kur'an-ı Kerim'in 26. suresi olan Şuarâ suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ
Derken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki, onların ardına düştüler.
Bu blok, korku anında ilahi yardım, tevekkül ve kurtuluş temasını yoğun biçimde taşır.
فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ
Derken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki, onların ardına düştüler.
فَأَوْحَيْنَا إِلَىٰ مُوسَىٰ أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ ۖ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ
Bunun üzerine Musa'ya "Vur asân ile denize" diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her bölük koca bir dağ gibi oluverdi,
ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ
Sonra da ötekileri suda boğduk.
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.