وَفِي أَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّائِلِ وَالْمَحْرُومِ
Onların mallarında isteyen ve istemeyen yoksullar için bir hak vardı.
Kur'an-ı Kerim'in 51. suresi olan Zâriyât suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
وَفِي الْأَرْضِ آيَاتٌ لِلْمُوقِنِينَ
Kesin olarak inananlar için, yeryüzünde ve kendi nefislerinde nice ibretler vardır. Hiç görmüyor musunuz?
وَفِي أَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّائِلِ وَالْمَحْرُومِ
Onların mallarında isteyen ve istemeyen yoksullar için bir hak vardı.
وَفِي الْأَرْضِ آيَاتٌ لِلْمُوقِنِينَ
Kesin olarak inananlar için, yeryüzünde ve kendi nefislerinde nice ibretler vardır. Hiç görmüyor musunuz?
وَفِي أَنْفُسِكُمْ ۚ أَفَلَا تُبْصِرُونَ
Kesin olarak inananlar için, yeryüzünde ve kendi nefislerinde nice ibretler vardır. Hiç görmüyor musunuz?
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.