KONU SAYFASI

Namaz

Namaz, mu'minin miracidir. Kuran, namazi sadece bir rituel degil, kalbi saplam tutan bir hayat disiplini olarak tanitir.

namazsalatsecdehusu
BEYAN ÖZETİ

Namaz Hakkında Ayetler: Adalet ve İbadet Bağlamında Verilen ayet ve tefsir bağlamlarını incelendiğinde, bu ayetlerin doğrudan namaz ibadeti hakkında olmadığı, aksine namaz gibi ibadetlerin ruhunu oluşturan adalet, dürüstlük ve vicdani sorumluluk ilkelerini vurguladığı görülmektedir. An-Nisaa 135. ayet, şahitlik ederken kişisel çıkarı terk edip ilahi huzurda adaletin gözüne bakarak hareket etmeyi emrederek, namaz da dahil tüm ibadetlerin temel şartı olan samimiyeti işaret eder; zira Mücadele süresi bize, en güçsüz sesini dahi Allah'ın işittiğini hatırlatarak, ibadet esnasında kalbimizin haline Bu bilgilere göre de en öne çıkan 6 ayet aşağıya dizilmiştir.

NEDEN BU AYETLER?

Sorunuzdaki "hak" ve "namaz/salat" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.

سُورَةُ النِّسَاءِ (An-Nisaa), 135. Ayet

۞ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُونُوا قَوَّامِينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَاءَ لِلَّهِ وَلَوْ عَلَىٰ أَنْفُسِكُمْ أَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْأَقْرَبِينَ ۚ إِنْ يَكُنْ غَنِيًّا أَوْ فَقِيرًا فَاللَّهُ أَوْلَىٰ بِهِمَا ۖ فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوَىٰ أَنْ تَعْدِلُوا ۚ وَإِنْ تَلْوُوا أَوْ تُعْرِضُوا فَإِنَّ اللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا

Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, anababanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, Allah ikisine de (sizden) daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Kişisel çıkar karşısında bile adaletin korunması emredilir. Adalet ilkesinin mülkün ve toplumsal huzurun temeli olduğu anlatılır.

Mücadele

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ قَدْ سَمِعَ اللَّهُ قَوْلَ الَّتِي تُجَادِلُكَ فِي زَوْجِهَا وَتَشْتَكِي إِلَى اللَّهِ وَاللَّهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَا ۚ إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ

Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir. Çünkü Allah, işitendir, bilendir.

Ezilen, mağdur edilen veya haksızlığa uğrayan birinin sesinin ilahi katta yankı bulduğunu anlatır. Adaletin sadece toplumsal değil, ilahi bir gözlem altında olduğunu vurgulayarak güven verir.

سُورَةُ النَّحۡلِ (An-Nahl), 90. Ayet

۞ إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَىٰ وَيَنْهَىٰ عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ ۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Şüphesiz ki Allah, size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.

Muhakkak ki Allah; adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder. Hayasızlığı, fenalığı ve taşkınlığı ise yasaklar. Tezekkür edesiniz diye size öğüt verir.

سُورَةُ الحُجُرَاتِ (Al-Hujuraat), 12. Ayet

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اجْتَنِبُوا كَثِيرًا مِنَ الظَّنِّ إِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ إِثْمٌ ۖ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضًا ۚ أَيُحِبُّ أَحَدُكُمْ أَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ أَخِيهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُ ۚ وَاتَّقُوا اللَّهَ ۚ إِنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ رَحِيمٌ

Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

12- Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının, çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Kimse kimsenin gıybetini yapmasın. Sizden biri ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. Allah’tan korkup sakının. Çünkü Allah, Tevvâbdır, Rahîmdir. 12. Yüce Allah, mü’minler hakkında kötü zannın bir çoğunu yasaklamaktadır. Çünkü: “zannın bir kısmı günahtır.” Hakikatle...

سُورَةُ البَقَرَةِ (Al-Baqara), 6. Ayet

إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا سَوَاءٌ عَلَيْهِمْ أَأَنْذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Şu muhakkak ki inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir. Onlar inanmazlar.

Şüphesiz ki o küfretmiş olanları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.

سُورَةُ البَقَرَةِ (Al-Baqara), 18. Ayet

صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَ

(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar artık dönmezler.