Sukur, nimetin farkinda olmak ve onu dil, kalp ve amelle ikrar etmektir. Kuran, sukredenlere nimetin arttirilacagini mujdeler.
سُورَةُ إِبۡرَاهِيمَ (Ibrahim), 7. Ayet
وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَأَزِيدَنَّكُمْ ۖ وَلَئِنْ كَفَرْتُمْ إِنَّ عَذَابِي لَشَدِيدٌ
Ve hatırlayın ki Rabbiniz size şöyle bildirmişti: Yüceliğim hakkı için şükrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.
5- Andolsun ki biz Mûsâ’yı mucizelerimizle birlikte: “Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah’ın günlerini hatırlatarak öğüt ver” diye (kavmine) gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için ibretler vardır. 6- O vakit Mûsâ kavmine şöyle demişti: “Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani O, sizi azabın en şiddetlisine uğratan, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı diri bırakan...
سُورَةُ البَقَرَةِ (Al-Baqara), 152. Ayet
فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا لِي وَلَا تَكْفُرُونِ
O halde beni anın, ben de sizi anayım. Bana şükredin de nankörlük etmeyin.
151- Nitekim size içinizden bir Peygamber gönderdik ki o, size âyetlerimizi okuyor, sizi arındırıyor, size Kitab’ı ve hikmeti öğretiyor ve bilmediğiniz şeyleri size bildiriyor. 152- Öyle ise Ben’i anın ki Ben de sizi anayım ve Bana şükredin, nankörlük etmeyin. 151. “Nitekim size içinizden bir Peygamber gönderdik…” Yüce Allah buyuruyor ki: Kâbeye yönelme emrini vermekle size nimet ihsan edişimiz ve bunu diğer şer’î...
سُورَةُ آلِ عِمۡرَانَ
إِنَّ أَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذِي بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِلْعَالَمِينَ
Şüphesiz insanlar için kurulan ilk mabed, Mekke'deki çok mübarek ve bütün âlemlere hidayet kaynağı olan Beyt (Kabe)dir.
96- Şüphesiz insanlar için kurulan ilk ev, Mekke’de bulunan, mübarek ve âlemlere hidâyet olan (Kabe) dir. 97- Orada apaçık alâmetler ve İbrahim’in makamı vardır. Kim oraya girerse emin olur. Ona bir yol bulabilenlerin o Evi hac etmesi Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır. Kim de inkâr ederse şüphesiz ki Allah âlemlere muhtaç değildir. 96-97. Yüce Allah Beyt-i Haramının azametini ve onun, Yüce
سُورَةُ ٱلْفَاتِحَةِ (Al-Faatiha), 1. Ayet
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
1- Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 2, 3, 4- Hamd, âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm ve karşılık gününün mâliki, Allah’ındır. 5- Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. 6- Hidayet eyle bizi dosdoğru yola; 7- Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna… Gazaba uğrayanların ve sapıtanlarınkine değil. (Mekke’de inmiştir, 7 ayettir) 1. “Allah’ın adı ile” yani Yüce Allah’a ait bütün i
سُورَةُ النِّسَاءِ
وَلَوْ أَنَّا كَتَبْنَا عَلَيْهِمْ أَنِ اقْتُلُوا أَنْفُسَكُمْ أَوِ اخْرُجُوا مِنْ دِيَارِكُمْ مَا فَعَلُوهُ إِلَّا قَلِيلٌ مِنْهُمْ ۖ وَلَوْ أَنَّهُمْ فَعَلُوا مَا يُوعَظُونَ بِهِ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ وَأَشَدَّ تَثْبِيتًا
Eğer biz onlara: "Kendinizi öldürün, veya yurtlarınızdan çıkın." diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapamazlardı. Fakat kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de daha sağlam olurdu.
66- Şâyet onlara: “Kendinizi öldürün yahut yurtlarınızdan çıkın” diye yazsaydık, içlerinden pek azı müstesna bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğütleri yerine getirselerdi, elbette haklarında çok hayırlı ve çok sebat verici olurdu. 67- O takdirde onlara katımızdan büyük bir mükâfat verirdik. 68- Ve onları elbette dosdoğru yola iletirdik. 66. Yüce Allah bize şunu bildirmektedir: Eğer O, ku
سُورَةُ البَقَرَةِ
وَقَالُوا اتَّخَذَ اللَّهُ وَلَدًا ۗ سُبْحَانَهُ ۖ بَلْ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۖ كُلٌّ لَهُ قَانِتُونَ
O zalimler, "Allah kendisine çocuk edindi." dediler. Hâşâ, O sübhândır. Doğrusu, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmiştir.
116- Onlar “Allah çocuk edindi” dediler. (Hâşâ!) O (bundan) münezzehtir. Tam aksine, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur, hepsi O’na boyun eğer. 117- O, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Bir şeyin olmasına hükmetti mi, ona yalnızca “Ol” der, o da oluverir. 116. “Onlar” Yani yahudiler, hıristiyanlar, müşrikler ve aynı kanaati ileri süren herkes “Allah çocuk edindi, dediler” ve böylelikle