Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.
Bilgi ve hikmet arayışı bağlamında en güçlü eşleşen ayet şu an سُورَةُ إِبۡرَاهِيمَ (Ibrahim), 7. Ayet olarak öne çıkıyor. Bunu سُورَةُ البَقَرَةِ (Al-Baqara), 152. Ayet ayeti tamamlıyor. Sonuçlar klasik tefsir bağlamıyla sıralandı. Bu bilgilere göre de en öne çıkan 7 ayet aşağıya dizilmiştir.
Sorunuzdaki "hak" ve "şükür" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.
"Ve hatırlayın ki Rabbiniz size şöyle bildirmişti: Yüceliğim hakkı için şükrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir."
Sorunuzdaki "hak" ve "şükür" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.
Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.
Hani Rabbınız: Şükrederseniz; andolsun ki, size artırırım, nankörlük ederseniz; bilin ki azabım çok şiddetlidir, diye bildirmişti.
Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası
Eser: Tafsir Ibn Kathir • s. h
Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.
"O halde beni anın, ben de sizi anayım. Bana şükredin de nankörlük etmeyin."
Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.
Öyleyse Beni zikredin ki, Ben de sizi anayım. Bir de Bana şükredin, nankörlük etmeyin.
Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası
Eser: Tafsir Ibn Kathir • s. h
Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.
"Şüphesiz insanlar için kurulan ilk mabed, Mekke'deki çok mübarek ve bütün âlemlere hidayet kaynağı olan Beyt (Kabe)dir."
"Onda apaçık deliller, İbrahim'in makamı vardır. Oraya giren güvene erer. Ona bir yol bulabilenlerin Beyt'i haccetmesi Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse, şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağni (kimseye muhtaç değil, her şey ona muhtaç)dir."
Pasaj benzerlik: %44 — سُورَةُ آلِ عِمۡرَانَ — Tevekkül (3:96-97)
96- Şüphesiz insanlar için kurulan ilk ev, Mekke’de bulunan, mübarek ve âlemlere hidâyet olan (Kabe) dir. 97- Orada apaçık alâmetler ve İbrahim’in makamı vardır. Kim oraya girerse emin olur. Ona bir yol bulabilenlerin o Evi hac etmesi Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır. Kim de inkâr ederse şüphesiz ki Allah âlemlere muhtaç değildir. 96-97. Yüce Allah Beyt-i Haramının azametini ve onun, Yüce
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle."
"Hamd o âlemlerin Rabbi,"
Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.
Bu ayet, "سُورَةُ ٱلْفَاتِحَةِ — Şükür (1:1-2)" konu segmentiyle uyumlu bulundu.
Bu ayet, şükür kavramıyla eşleşti.
1- Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 2, 3, 4- Hamd, âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm ve karşılık gününün mâliki, Allah’ındır. 5- Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. 6- Hidayet eyle bizi dosdoğru yola; 7- Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna… Gazaba uğrayanların ve sapıtanlarınkine değil. (Mekke’de inmiştir, 7 ayettir) 1. “Allah’ın adı ile” yani Yüce Allah’a ait bütün i
Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası
Eser: Tafsir Ibn Kathir • s. h
Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.
"Eğer biz onlara: "Kendinizi öldürün, veya yurtlarınızdan çıkın." diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapamazlardı. Fakat kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de daha sağlam olurdu."
"Ve o zaman elbette kendilerine katımızdan büyük mükafat verirdik."
Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.
Pasaj benzerlik: %43 — سُورَةُ النِّسَاءِ — Şükür (4:66-68)
66- Şâyet onlara: “Kendinizi öldürün yahut yurtlarınızdan çıkın” diye yazsaydık, içlerinden pek azı müstesna bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğütleri yerine getirselerdi, elbette haklarında çok hayırlı ve çok sebat verici olurdu. 67- O takdirde onlara katımızdan büyük bir mükâfat verirdik. 68- Ve onları elbette dosdoğru yola iletirdik. 66. Yüce Allah bize şunu bildirmektedir: Eğer O, ku
"O zalimler, "Allah kendisine çocuk edindi." dediler. Hâşâ, O sübhândır. Doğrusu, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmiştir."
"O, göklerin ve yerin yoktan var edicisidir ve O, bir işin olmasını murad edince, ona yalnızca "ol!" der, o da hemen oluverir."
Pasaj benzerlik: %43 — سُورَةُ البَقَرَةِ — Sabır (2:116-117)
116- Onlar “Allah çocuk edindi” dediler. (Hâşâ!) O (bundan) münezzehtir. Tam aksine, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur, hepsi O’na boyun eğer. 117- O, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Bir şeyin olmasına hükmetti mi, ona yalnızca “Ol” der, o da oluverir. 116. “Onlar” Yani yahudiler, hıristiyanlar, müşrikler ve aynı kanaati ileri süren herkes “Allah çocuk edindi, dediler” ve böylelikle
"Aleyhlerinde bir sûre indirilince, "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışır giderler. Allah onların kalblerini (imandan) çevirmiştir. Bu yüzden onlar anlayışsız bir kavimdirler."
Tefsir benzerlik: %47 — QUL Tafsir Export (As-Saadi)
Nitekim Yüce Allah bir başka yerde haklarında şöyle buyurmaktadır: “Muhkem bir sûre indirilip de içinde savaş emri verilince kalplerinde hastalık bulunanların üzerlerine ölüm baygınlığı gelmiş gibi sana baktıklarını görürsün.” (Muhammed, 47/20)
Kaynak: As-Saadi tefsir parçası
Eser: As-Saadi • s. ir
Referans: QUL Tafsir Export (As-Saadi)
Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.