Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.
196. Ayet Bağlamında Şirk ve Şefaat Meselesi Soru kapsamında sunulan veriler, Yunus Suresi 18. ayet'i merkeze alarak şirkin mahiyetini açıklamaktadır. Müşrikler, Allah'ın dışında kendilerine ne fayda ne zarar verebilecek putlara tapıyor ve bunları "Allah katında şefaatçi" olarak görüyorlardı; Kur'an bu düşünceyi, insan aklının ve mantığının bile reddedeceği bir çelişki olarak sunmaktadır—zira Allah'a "bilmediği bir şey" öğretilmesi mümkün değildir. Klasik müfessirlere göre, bu ayet şirkin en cehalet dolu yönünü ortaya koymaktadır: Putlara tapanlar, aslında güç ve ilimde en küçük parçada bile Bu bilgilere göre de en öne çıkan 6 ayet aşağıya dizilmiştir.
Sorunuzdaki "ayet_referansi" ve "sure_konum" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.
“Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve "Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki, "Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir.”
“İnsanlar, aslında bir tek ümmet idiler, sonra ihtilafa düşüp ayrı ayrı oldular. Eğer Rabbinden bir karar çıkmamış olsa idi, ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında şimdiye kadar aralarında çoktan hüküm verilmiş olurdu.”
Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.
Sorunuzdaki "ayet_referansi" ve "sure_konum" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.
Pasaj benzerlik: %47 — سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:18-20)
18- Onlar, Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyecek şeylere tapıyor ve: “Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O, ortak tutmakta oldukları her şeyden münezzeh ve yücedir. 18. “Onlar” yani Allah Rasûlünü yalanlayan müşrikler, “Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda v
“Ma'mur eve,”
Anlamsal benzerlik: %40
Tefsir benzerlik: %42 — QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Ma'mur eve.
“Ey iman edenler! Size kısmet ettiğimiz rızıkların hoş ve temiz olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin, eğer yalnız O'na kulluk ediyorsanız.”
“O, size yalnız şunları haram kıldı: Ölü hayvan, kan, domuz eti, bir de Allah'tan başkası adına kesilen hayvanlar. Sonra kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa, başkasının hakkına tecavüz etmemek ve zaruret ölçüsünü geçmemek şartıyla ona da bir günah yükletilmez. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.”
Pasaj benzerlik: %41 — سُورَةُ البَقَرَةِ — Rızık (2:172-173)
172- Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz olanlarından yiyin ve Allah’a şükredin, eğer O’na kulluk ediyorsanız… 173- O size ancak leşi, kanı, domuz etini bir de Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Fakat kim mecbur kalır da (harama) saldırmamak ve haddi aşmamak (kaydıyla bunlardan yerse) ona günah yoktur. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. 172.
“Üzerinde ondokuz (melek) vardır.”
Tefsir benzerlik: %44 — QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Onun üzerinde ondokuz vardır.
Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası
Eser: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir • s. h
Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.
“Allah'tan başka dost edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumu gibidir. Halbuki, evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi.”
“Allah, onların kendisini bırakıpta hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz ki bilir. O mutlak güç ve hikmet sahibidir.”
Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.
Pasaj benzerlik: %40 — سُورَةُ العَنكَبُوتِ — Aile (29:41-43)
Allah'tan başka dostlar edinenlerin misali; kendine yuva yapan örümceğin misali gibidir. Evlerin en çürüğü muhakkak ki örümceğin yuvasıdır. Keşki bilselerdi. 41- Allah’ın dışında dostlar/ilahlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumuna benzer. Şüphesiz yuvaların en zayıf olanı örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi. 42- Şüphesiz Allah, kendisinin dışında yalvardıklarının bir hiç oldu
“Andolsun ki, sizden önceki devirlerin bir çok kavmini, peygamberleri kendilerine bir çok belge ile geldikleri halde zulmettikleri ve imana gelmedikleri için helak ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız.”
“Sonra onların ardından sizi yeryüzüne halifeler yaptık ki, bakalım nasıl ameller işleyeceksiniz.”
Pasaj benzerlik: %40 — سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:13-14)
13- Andolsun ki sizden önceki nesilleri, peygamberleri kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde zulme sapıp da iman etmeyecekleri kesinleşince helâk ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız. 14- Sonra onların arkalarından neler yapacağınızı görelim diye sizi yeryüzünde halifeler yaptık. 13. Yüce Allah, geçmiş ümmetleri küfür ve zulümleri sebebi ile helâk ettiğini haber ve