Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.
Bilgi ve hikmet arayışı bağlamında en güçlü eşleşen ayet şu an سُورَةُ آلِ عِمۡرَانَ (Aal-i-Imraan), 159. Ayet olarak öne çıkıyor. Bunu سُورَةُ الطَّلَاقِ (At-Talaaq), 3. Ayet ayeti tamamlıyor. Sonuçlar klasik tefsir bağlamıyla sıralandı. Bu bilgilere göre de en öne çıkan 7 ayet aşağıya dizilmiştir.
Sorunuzdaki "hak" ve "tevekkül" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.
"Sen (o zaman), sırf Allah'ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları sen bağışla, onlar için Allah'dan mağfiret dile. (Yapacağın) işlerde onlara da danış, bir kere de azmettin mi, artık Allah'a dayan. Muhakkak ki Allah kendine dayanıp güvenenleri sever."
"Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, artık ondan sonra size kim yardım edebilir? Müminler ancak Allah'a güvenip dayansınlar."
Sorunuzdaki "hak" ve "tevekkül" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.
Bu ayet, tevekkül kavramıyla eşleşti.
Bu ayet, "Tevekkül ve Allah'a Dayanmak" konu segmentiyle uyumlu bulundu.
Liderlikte yumuşaklık, istişare ve karar anında tevekkülün önemi vurgulanır. Allah'a dayananların sevildiği müjdelenir.
Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası
Eser: Tafsir Ibn Kathir • s. h
Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.
"Ve onu ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur."
Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.
1- Ey peygamber! Kadınları boşayacağınız zaman iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz olan Allah’tan korkup sakının. Apaçık bir hayasızlıkta bulunmaları dışında (iddet bitinceye kadar) onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. İşte bunlar, Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa şüphe yok ki kendisine zulmetmiş olur. Bilemezsin, belki de Allah bu (boşamanın) ardında...
Kaynak: As-Saadi tefsir parçası
Eser: As-Saadi • s. ir
Referans: QUL Tafsir Export (As-Saadi)
Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.
"Gerçek müminler ancak o müminlerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, âyetleri okunduğu zaman imanlarını arttırır. Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler."
Bu ayet, tevekkül kavramıyla eşleşti.
1- Sana “enfâl”i soruyorlar. De ki: “Enfâl, Allah’ın ve Râsulü’nündür. O halde Allah’tan korkup sakının ve aranızı düzeltin. Eğer mü’min iseniz Allah’a ve Râsulü’ne itaat edin.” 2- Mü’minler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer, O’nun âyetleri kendilerine okunduğu zaman imanlarını artırır ve ancak Rab’lerine tevekkül ederler. 3- Onlar, namazı dosdoğru kılar ve kendilerine rızık olarak verdi...
Kaynak: As-Saadi tefsir parçası
Eser: As-Saadi • s. ir
Referans: QUL Tafsir Export (As-Saadi)
Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.
"Şüphesiz insanlar için kurulan ilk mabed, Mekke'deki çok mübarek ve bütün âlemlere hidayet kaynağı olan Beyt (Kabe)dir."
"Onda apaçık deliller, İbrahim'in makamı vardır. Oraya giren güvene erer. Ona bir yol bulabilenlerin Beyt'i haccetmesi Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse, şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağni (kimseye muhtaç değil, her şey ona muhtaç)dir."
Pasaj benzerlik: %75 — سُورَةُ آلِ عِمۡرَانَ — Tevekkül (3:96-97)
96- Şüphesiz insanlar için kurulan ilk ev, Mekke’de bulunan, mübarek ve âlemlere hidâyet olan (Kabe) dir. 97- Orada apaçık alâmetler ve İbrahim’in makamı vardır. Kim oraya girerse emin olur. Ona bir yol bulabilenlerin o Evi hac etmesi Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır. Kim de inkâr ederse şüphesiz ki Allah âlemlere muhtaç değildir. 96-97. Yüce Allah Beyt-i Haramının azametini ve onun, Yüce
"Bize yollarımızı göstermişken neden biz Allah'a dayanıp güvenmeyelim? Elbette bize yaptığınız eziyetlere katlanacağız. Tevekkül edenler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.""
Anlamsal benzerlik: %55
Tefsir benzerlik: %57 — QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Tefsir benzerlik: %54 — QUL Tafsir Export (As-Saadi)
Hem biz, ne diye Allah'a tevekkül etmeyelim ki; bize dosdoğru yolları O, göstermiştir. Bize yaptığınız eziyetlere elbette dayanacağız. Tevekkül edenler de yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
"Bir de onlara Nuh'un kıssasını oku: Hani o bir zamanlar kavmine demişti ki: "Ey kavmim, eğer benim aranızda duruşum ve Allah'ın âyetleriyle öğüt verişim size ağır geliyorsa, şunu bilin ki, ben yalnızca Allah'a dayanmışımdır, artık siz ve ortaklarınız her ne yapacaksanız toplanıp bütün gücünüzle karar veriniz. Sonra bu işiniz size dert olmasın. Sonra bana ne yapacaksanız yapın, bana mühlet de vermeyin"."
"Eğer yüz çevirirseniz çevirin, ben de sizden bir ücret istemedim ya! Benim mükafatımı ancak Allah verir. Ve ben O'nun emrine boyun eğen müslümanlardan olmakla emrolundum."
Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.
Pasaj benzerlik: %56 — سُورَةُ يُونُسَ — Tevekkül (10:71-73)
71- Onlara Nûh’un haberini oku! Hani o, kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim, eğer aranızda kalmam ve Allah’ın âyetleriyle öğüt vermem size ağır geliyorsa (bilin ki) ben ancak Allah’a tevekkül ettim. Haydi siz de ortaklarınızla birlikte işinizi karara bağlayın. Hem işiniz gizli kapaklı da olmasın. Sonra da hakkımdaki kararınızı uygulayın ve bana mühlet tanımayın.” 72- “Eğer yüz çevirirseniz zaten ben
"De ki: "Hiçbir zaman bize Allah'ın bizim için takdir ettiğinden başkası dokunmaz. O bizim mevlamızdır. Müminler yalnızca Allah'a tevekkül etsinler.""
Bu ayet, "Başa Gelen Allah'ın Yazısıyladır" konu segmentiyle uyumlu bulundu.
Bu ayet, tevekkül kavramıyla eşleşti.
Anlamsal benzerlik: %55
Hayatta karşılaşılan her şeyin ilahi takdir dahilinde olduğu ve bu bilinçle tevekkül edilmesi gerektiği hatırlatılır.
Kaynak: Elmalılı Hamdi Yazır bağlam özeti
Bu metin, ayet meali ve arama bağlamı üzerinden üretilmiş kısa bir özetidir; doğrudan tefsir pasajı değildir.