قَوْمَ فِرْعَوْنَ ۚ أَلَا يَتَّقُونَ
"Firavun kavmine, hâlâ sakınmayacaklar mı?"
Kur'an-ı Kerim'in 26. suresi olan Şuarâ suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ
(Musa) şöyle seslendi: "Ya Rab! Doğrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar."
قَوْمَ فِرْعَوْنَ ۚ أَلَا يَتَّقُونَ
"Firavun kavmine, hâlâ sakınmayacaklar mı?"
قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ
(Musa) şöyle seslendi: "Ya Rab! Doğrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar."
وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَارُونَ
"Ve göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver."
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.