كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
(Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için" (denir).
Kur'an-ı Kerim'in 77. suresi olan Mürselât suresinden bu ayeti meal ve bağlam katmanlarıyla inceleyin.
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ
İşte biz güzel amel işleyenleri böyle mükafatlandırırız.
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
(Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için" (denir).
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ
İşte biz güzel amel işleyenleri böyle mükafatlandırırız.
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ
O gün yalanlayanların vay haline!
Bu ayette geçen kelimelerin Arapça kökleri. Kök, bir kelimenin anlam çekirdeğini taşır; aynı kökten türeyen kelimeler Kur'an boyunca birbirine bağlı bir anlam ağı oluşturur.
Kök ve lemma verisi Kur'an dilbilim korpusu standardındadır ve veritabanından doğrudan alınır; dilbilgisi çözümlemesi üretilmez.