BEYAN KURANKuran Araştırma & Tefsir Uzmanı
HakkındaNasıl ÇalışırGizlilikKullanım KoşullarıİletişimGeri Bildirim

© 2026 Beyan Kuran. Elmalılı Hamdi Yazır ve As-Saadi başta olmak üzere klasik tefsir kaynaklarından yararlanılmıştır.

ARAMA SONUÇLARI

"14 ayet" ile ilgili ayetler ve tefsir bağlamı

İLGİLİ AYETLER VE DERİN TEFSİR

Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.

BEYAN ÖZETİ

"14 Ayet" Sorgusu Üzerine Derinlikli Bir Perspektif Sorgunuz "14 ayet" şeklinde kısa olmakla birlikte, sağlanan tefsir verileri ışığında klasik tefsir geleneğinin önemli bir konusunu ortaya koymaktadır: şirk (Allah'a ortak koşma) ve tevhidin temel ayırıcı çizgileri. Yûnus Sûresi 18. ayet, müşriklerin en yaygın sapkınlığını betimler — kendilerine ne fayda ne zarar veremeyecek varlıklara tapıp bunları "Allah katında şefaatçi" saymak. Klasik tefsir kaynaklarına göre bu, sadece heykellere veya taşlara tapınmaktan öte, bir inanç sistematiğini yıkmasıdır: Müşrik, Allah'ın ilmini ve g Bu bilgilere göre de en öne çıkan 6 ayet aşağıya dizilmiştir.

NEDEN BU SONUÇLAR?

Sorunuzdaki "ayet_numarası" ve "sure_referansı" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.

BAĞLAM: سُورَةُ يُونُسَ — ADALET (10:18-20)
وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هَٰؤُلَاءِ شُفَعَاؤُنَا عِنْدَ اللَّهِ ۚ قُلْ أَتُنَبِّئُونَ اللَّهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي السَّمَاوَاتِ وَلَا فِي الْأَرْضِ ۚ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

سُورَةُ يُونُسَ (Yunus), 18. Ayet 10

“Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve "Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki, "Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir.”

وَمَا كَانَ النَّاسُ إِلَّا أُمَّةً وَاحِدَةً فَاخْتَلَفُوا ۚ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ فِيمَا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

سُورَةُ يُونُسَ (Yunus), 19. Ayet 10

“İnsanlar, aslında bir tek ümmet idiler, sonra ihtilafa düşüp ayrı ayrı oldular. Eğer Rabbinden bir karar çıkmamış olsa idi, ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında şimdiye kadar aralarında çoktan hüküm verilmiş olurdu.”

PASAJ OZETI

Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.

BU AYET NEDEN GELDİ?

Sorunuzdaki "ayet_numarası" ve "sure_referansı" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.

Pasaj benzerlik: %50 — سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:18-20)

Bu sonuc faydali mi?
ELMALILI HAMDI YAZIR BAĞLAM ÖZETİ

18- Onlar, Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyecek şeylere tapıyor ve: “Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O, ortak tutmakta oldukları her şeyden münezzeh ve yücedir. 18. “Onlar” yani Allah Rasûlünü yalanlayan müşrikler, “Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda v

Ayet sayfasını aç
وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِ

سُورَةُ الطُّورِ (At-Tur), 4. Ayet

“Ma'mur eve,”
BU AYET NEDEN GELDİ?

Anlamsal benzerlik: %42

Tefsir benzerlik: %44 — QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir

Bu sonuc faydali mi?
ELMALILI HAMDI YAZIR BAĞLAM ÖZETİ

Ma'mur eve.

Ayet sayfasını aç
عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ

سُورَةُ المُدَّثِّرِ (Al-Muddaththir), 30. Ayet

“Üzerinde ondokuz (melek) vardır.”
BU AYET NEDEN GELDİ?

Anlamsal benzerlik: %39

Tefsir benzerlik: %46 — QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir

Bu sonuc faydali mi?
ELMALILI HAMDI YAZIR BAĞLAM ÖZETİ

11- Sen Bana bırak o tek başına yarattığım, 12- Kendisine bolca mal verdiğim, 13- Ve (yanı başında) hazır duran oğullar (ihsan ettiğim) ; 14- Her türlü imkanı önüne serdiğim (kafir) kimseyi. 15- Bir de kalkmış (nimetleri) daha da artırmamı bekliyor. 16- Asla! Çünkü o, âyetlerimize karşı çok inatçıdır. 17- Ben, onu sarp bir yokuşa/zorlu bir azaba süreceğim. 18- Çünkü o, düşündü ve ölçtü biçti. 19- Kahrolası! Ne biçim ölçtü biçti! 20- Yine kahrolası! Ne biçim ölçtü biçti! 21- Sonra baktı. 22- Sonr

Ayet sayfasını aç
BAĞLAM: سُورَةُ مَرۡيَمَ — AILE (19:54-55)
وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ إِسْمَاعِيلَ ۚ إِنَّهُ كَانَ صَادِقَ الْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَبِيًّا

سُورَةُ مَرۡيَمَ (Maryam), 54. Ayet 19

“Kur'ân'da İsmail'i de an; çünkü o, vaadine sadık bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi.”

وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُ بِالصَّلَاةِ وَالزَّكَاةِ وَكَانَ عِنْدَ رَبِّهِ مَرْضِيًّا

سُورَةُ مَرۡيَمَ (Maryam), 55. Ayet 19

“Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.”

BU AYET NEDEN GELDİ?

Pasaj benzerlik: %45 — سُورَةُ مَرۡيَمَ — Aile (19:54-55)

Bu sonuc faydali mi?
ELMALILI HAMDI YAZIR BAĞLAM ÖZETİ

54- Kitapta İsmail’i de an. O, sözünde duran bir kul ve bir rasûl, bir nebi idi. 55- O, ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbi katında da razı olunmuş bir kimse idi. 54. Yani bu Kur’ân-ı Kerim’de Âdemoğullarının efendisinin aralarından geldiği ve Arap kavminin atası olan bu yüce peygamberi de an. “O, sözünde duran” söz verdi mi mutlaka yerine getiren “bir kul ve bir rasûl, bir nebi idi.” Onun

Ayet sayfasını aç
BAĞLAM: سُورَةُ العَنكَبُوتِ — AILE (29:41-43)
مَثَلُ الَّذِينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللَّهِ أَوْلِيَاءَ كَمَثَلِ الْعَنْكَبُوتِ اتَّخَذَتْ بَيْتًا ۖ وَإِنَّ أَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنْكَبُوتِ ۖ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ

سُورَةُ العَنكَبُوتِ (Al-Ankaboot), 41. Ayet 29

“Allah'tan başka dost edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumu gibidir. Halbuki, evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi.”

إِنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ مِنْ شَيْءٍ ۚ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

سُورَةُ العَنكَبُوتِ (Al-Ankaboot), 42. Ayet 29

“Allah, onların kendisini bırakıpta hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz ki bilir. O mutlak güç ve hikmet sahibidir.”

PASAJ OZETI

Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.

BU AYET NEDEN GELDİ?

Pasaj benzerlik: %45 — سُورَةُ العَنكَبُوتِ — Aile (29:41-43)

Bu sonuc faydali mi?
ELMALILI HAMDI YAZIR BAĞLAM ÖZETİ

Allah'tan başka dostlar edinenlerin misali; kendine yuva yapan örümceğin misali gibidir. Evlerin en çürüğü muhakkak ki örümceğin yuvasıdır. Keşki bilselerdi. 41- Allah’ın dışında dostlar/ilahlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumuna benzer. Şüphesiz yuvaların en zayıf olanı örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi. 42- Şüphesiz Allah, kendisinin dışında yalvardıklarının bir hiç oldu

Ayet sayfasını aç
BAĞLAM: سُورَةُ يُونُسَ — TEVHID (10:47-49)
وَلِكُلِّ أُمَّةٍ رَسُولٌ ۖ فَإِذَا جَاءَ رَسُولُهُمْ قُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

سُورَةُ يُونُسَ (Yunus), 47. Ayet 10

“Her ümmetin bir peygamberi vardır. O peygamberleri gelince aralarında adaletle hüküm verilir. Onlar hiç zulüm görmezler.”

وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا الْوَعْدُ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

سُورَةُ يُونُسَ (Yunus), 48. Ayet 10

“Onlar, "Eğer doğru söylüyorsanız bu vaad ne zaman yerine gelecek?" diyorlar.”

PASAJ OZETI

Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.

BU AYET NEDEN GELDİ?

Pasaj benzerlik: %44 — سُورَةُ يُونُسَ — Tevhid (10:47-49)

Bu sonuc faydali mi?
ELMALILI HAMDI YAZIR BAĞLAM ÖZETİ

47- Her ümmetin bir peygamberi vardır. Rasûlleri onlara geldiği zaman aralarında adaletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez. 48- “Eğer doğru söyleyenler iseniz bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek) ?” diyorlar. 49- De ki: “Ben kendim için Allah’ın dilediğinden başka ne bir fayda sağlayabilirim, ne de bir zarar (ı defedebilirim) . Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman ne bir an ne geri k

Ayet sayfasını aç
Tevekkul aramasıSabir aramasıAdalet aramasıAffetmek aramasıGelecek Kaygisi araması