Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.
Bilgi ve hikmet arayışı bağlamında en güçlü eşleşen ayet şu an سُورَةُ يُونُسَ olarak öne çıkıyor. Bunu سُورَةُ الشُّورَىٰ (Ash-Shura), 2. Ayet ayeti tamamlıyor. Sonuçlar klasik tefsir bağlamıyla sıralandı. Bu bilgilere göre de en öne çıkan 7 ayet aşağıya dizilmiştir.
Sorunuzdaki "ibret" ve "hikmet" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.
"Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve "Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki, "Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir."
"İnsanlar, aslında bir tek ümmet idiler, sonra ihtilafa düşüp ayrı ayrı oldular. Eğer Rabbinden bir karar çıkmamış olsa idi, ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında şimdiye kadar aralarında çoktan hüküm verilmiş olurdu."
Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.
Sorunuzdaki "ibret" ve "hikmet" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.
Pasaj benzerlik: %46 — سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:18-20)
18- Onlar, Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyecek şeylere tapıyor ve: “Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O, ortak tutmakta oldukları her şeyden münezzeh ve yücedir. 18. “Onlar” yani Allah Rasûlünü yalanlayan müşrikler, “Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda v
"Hâ, mîm, ayn, sîn, kaf."
Tefsir benzerlik: %41 — QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Ayn, Sin, Kaf.
Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası
Eser: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir • s. h
Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.
"(İnecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir."
Anlamsal benzerlik: %40
167- Halbuki onlar (daha önce) şöyle diyorlardı: 168- “Eğer bizde de öncekilere verilen türden bir kitap olsa idi; 169- “Biz de elbette Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları olurduk.” 170- Fakat (kendilerine gelince) onu inkar ettiler. Ama yakında bilecekler! 171- Andolsun peygamber olarak gönderilen kullarımıza tarafımızdan şu söz verilmiştir: 172- Zafere erdirilecek olanlar kesinlikle onlardır. 173- Ve bizim ordumuz elbette galip gelecektir. 174- O halde bir vakte kadar onlardan yüz çevir. 175- O
"Ey peygamber! Hanımlarına şöyle söyle: "Eğer dünya hayatını ve zinetini istiyorsanız, haydi gelin, sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim."
"Yok eğer Allah ve Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, haberiniz olsun ki, Allah içinizden güzellik edenlere pek büyük bir ecir hazırlamıştır."
Pasaj benzerlik: %43 — سُورَةُ الأَحۡزَابِ — Haset (33:28-29)
28- Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size (dünya malından) vereyim ve sizi güzel bir şekilde bırakayım/boşayayım.” 29- “Yok, eğer Allah’ı, Rasûlünü ve âhiret yurdunu istiyorsanız (şunu bilin ki) Allah, içinizden ihsan/iyilik sahiplerine büyük bir mükâfat hazırlamıştır. 28. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımları kıskançlık hususun
"Allah'tan başka dost edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumu gibidir. Halbuki, evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi."
"Allah, onların kendisini bırakıpta hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz ki bilir. O mutlak güç ve hikmet sahibidir."
Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.
Pasaj benzerlik: %39 — سُورَةُ العَنكَبُوتِ — Aile (29:41-43)
Allah'tan başka dostlar edinenlerin misali; kendine yuva yapan örümceğin misali gibidir. Evlerin en çürüğü muhakkak ki örümceğin yuvasıdır. Keşki bilselerdi. 41- Allah’ın dışında dostlar/ilahlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumuna benzer. Şüphesiz yuvaların en zayıf olanı örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi. 42- Şüphesiz Allah, kendisinin dışında yalvardıklarının bir hiç oldu
"Biz geceyi ve gündüzü varlığımıza delalet eden birer delil kıldık. Sonra Rabbinizden bir lütuf aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için gecenin karanlığını silip (yerine) eşyayı aydınlatan gündüzün aydınlığını getirdik. İşte biz her şeyi uzun uzadıya anlattık."
Tefsir benzerlik: %40 — QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Biz, geceyi ve gündüzü iki ayet kıldık. Rabbınızdan lutuf dileyesiniz ve yılların hesabını, sayısını bilesiniz diye gece ayetini silip gündüz ayetini aydınlık kıldık. Ve her şeyi uzun uzadıya açıkladık.
Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası
Eser: Tafsir Ibn Kathir • s. h
Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.
"Her ümmetin bir peygamberi vardır. O peygamberleri gelince aralarında adaletle hüküm verilir. Onlar hiç zulüm görmezler."
"Onlar, "Eğer doğru söylüyorsanız bu vaad ne zaman yerine gelecek?" diyorlar."
Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.
Pasaj benzerlik: %41 — سُورَةُ يُونُسَ — Tevhid (10:47-49)
47- Her ümmetin bir peygamberi vardır. Rasûlleri onlara geldiği zaman aralarında adaletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez. 48- “Eğer doğru söyleyenler iseniz bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek) ?” diyorlar. 49- De ki: “Ben kendim için Allah’ın dilediğinden başka ne bir fayda sağlayabilirim, ne de bir zarar (ı defedebilirim) . Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman ne bir an ne geri k