Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.
Bilgi ve hikmet arayışı bağlamında en güçlü eşleşen ayet şu an سُورَةُ يُونُسَ olarak öne çıkıyor. Bunu سُورَةُ الطُّورِ (At-Tur), 4. Ayet ayeti tamamlıyor. Sonuçlar klasik tefsir bağlamıyla sıralandı. Bu bilgilere göre de en öne çıkan 7 ayet aşağıya dizilmiştir.
Sorunuzdaki "ibret" ve "hikmet" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.
"Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve "Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki, "Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir."
"İnsanlar, aslında bir tek ümmet idiler, sonra ihtilafa düşüp ayrı ayrı oldular. Eğer Rabbinden bir karar çıkmamış olsa idi, ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında şimdiye kadar aralarında çoktan hüküm verilmiş olurdu."
Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.
Sorunuzdaki "ibret" ve "hikmet" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.
Pasaj benzerlik: %54 — سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:18-20)
18- Onlar, Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyecek şeylere tapıyor ve: “Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O, ortak tutmakta oldukları her şeyden münezzeh ve yücedir. 18. “Onlar” yani Allah Rasûlünü yalanlayan müşrikler, “Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda v
"Ma'mur eve,"
Tefsir benzerlik: %46 — QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Ma'mur eve.
Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası
Eser: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir • s. h
Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.
"Güneş'in ardından gelen Ay'a,"
Anlamsal benzerlik: %42
1- Andolsun güneşe ve aydınlığına, 2- Onu takip ettiği zaman aya, 3- Yeryüzünü açığa çıkardığı zaman gündüze, 4- Onu bürüdüğü zaman geceye, 5- Göğe ve onu bina edene, 6- Yere ve onu yayıp döşeyene, 7- Nefse ve yaratılışını düzgün kılana, 8- Ona hem isyan hem de ondan sakınma (takvâ) özelliğini ilham edene ki; 9- Nefsini (iyiliklerle) arındıran elbette kurtuluşa ermiştir. 10- Onu (kötülüklerle) örten de kesinlikle ziyana uğramıştır. 11- Semûd, azgınlığı nedeniyle yalanladı. 12- Hani onların en az
"Kur'ân'da İsmail'i de an; çünkü o, vaadine sadık bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi."
"Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti."
Pasaj benzerlik: %49 — سُورَةُ مَرۡيَمَ — Aile (19:54-55)
54- Kitapta İsmail’i de an. O, sözünde duran bir kul ve bir rasûl, bir nebi idi. 55- O, ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbi katında da razı olunmuş bir kimse idi. 54. Yani bu Kur’ân-ı Kerim’de Âdemoğullarının efendisinin aralarından geldiği ve Arap kavminin atası olan bu yüce peygamberi de an. “O, sözünde duran” söz verdi mi mutlaka yerine getiren “bir kul ve bir rasûl, bir nebi idi.” Onun
"Allah'tan başka dost edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumu gibidir. Halbuki, evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi."
"Allah, onların kendisini bırakıpta hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz ki bilir. O mutlak güç ve hikmet sahibidir."
Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.
Pasaj benzerlik: %49 — سُورَةُ العَنكَبُوتِ — Aile (29:41-43)
Allah'tan başka dostlar edinenlerin misali; kendine yuva yapan örümceğin misali gibidir. Evlerin en çürüğü muhakkak ki örümceğin yuvasıdır. Keşki bilselerdi. 41- Allah’ın dışında dostlar/ilahlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumuna benzer. Şüphesiz yuvaların en zayıf olanı örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi. 42- Şüphesiz Allah, kendisinin dışında yalvardıklarının bir hiç oldu
"Hâ, mîm, ayn, sîn, kaf."
Tefsir benzerlik: %46 — QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Ayn, Sin, Kaf.
Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası
Eser: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir • s. h
Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.
"Her ümmetin bir peygamberi vardır. O peygamberleri gelince aralarında adaletle hüküm verilir. Onlar hiç zulüm görmezler."
"Onlar, "Eğer doğru söylüyorsanız bu vaad ne zaman yerine gelecek?" diyorlar."
Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.
Pasaj benzerlik: %46 — سُورَةُ يُونُسَ — Tevhid (10:47-49)
47- Her ümmetin bir peygamberi vardır. Rasûlleri onlara geldiği zaman aralarında adaletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez. 48- “Eğer doğru söyleyenler iseniz bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek) ?” diyorlar. 49- De ki: “Ben kendim için Allah’ın dilediğinden başka ne bir fayda sağlayabilirim, ne de bir zarar (ı defedebilirim) . Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman ne bir an ne geri k