BEYAN KURANKuran Araştırma & Tefsir Uzmanı
HakkındaNasıl ÇalışırGizlilikKullanım KoşullarıİletişimGeri Bildirim

© 2026 Beyan Kuran. Elmalılı Hamdi Yazır ve As-Saadi başta olmak üzere klasik tefsir kaynaklarından yararlanılmıştır.

ARAMA SONUÇLARI

"Aile ve evlilik ile ilgili ayetler" ile ilgili ayetler ve tefsir bağlamı

İLGİLİ AYETLER VE DERİN TEFSİR

Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.

BEYAN ÖZETİ

Bilgi ve hikmet arayışı bağlamında en güçlü eşleşen ayet şu an سُورَةُ يُونُسَ olarak öne çıkıyor. Bunu سُورَةُ الأَنۡعَامِ ayeti tamamlıyor. Sonuçlar klasik tefsir bağlamıyla sıralandı. Bu bilgilere göre de en öne çıkan 7 ayet aşağıya dizilmiştir.

NEDEN BU SONUÇLAR?

Sorunuzdaki "aile" ve "evlilik" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.

BAĞLAM: سُورَةُ يُونُسَ — EVLILIK (10:28-30)
وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ أَشْرَكُوا مَكَانَكُمْ أَنْتُمْ وَشُرَكَاؤُكُمْ ۚ فَزَيَّلْنَا بَيْنَهُمْ ۖ وَقَالَ شُرَكَاؤُهُمْ مَا كُنْتُمْ إِيَّانَا تَعْبُدُونَ

سُورَةُ يُونُسَ (Yunus), 28. Ayet 10

“O gün ki, hepsini mahşere toplayacağız, sonra da o şirk koşanlara "Haydi yerlerinize! Siz de, ortak koştuklarınız da!" diyeceğiz. Artık aralarını iyice açmışız. O ortak koştukları şeyler, "Siz bize tapmıyordunuz ki." diyecekler.”

فَكَفَىٰ بِاللَّهِ شَهِيدًا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ إِنْ كُنَّا عَنْ عِبَادَتِكُمْ لَغَافِلِينَ

سُورَةُ يُونُسَ (Yunus), 29. Ayet 10

“"Şimdi sizinle bizim aramızda şahit olarak Allah yeter. Sizin bize ibadet ettiğinizden bizim haberimiz yoktur" (diyecekler).”

PASAJ OZETI

Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.

BU AYET NEDEN GELDİ?

Sorunuzdaki "aile" ve "evlilik" kavramları nedeniyle bu ayet seçildi.

Bu ayet, "سُورَةُ يُونُسَ — Evlilik (10:28-30)" konu segmentiyle uyumlu bulundu.

Bu ayet, evlilik kavramıyla eşleşti.

Bu sonuc faydali mi?
ELMALILI HAMDI YAZIR BAĞLAM ÖZETİ

28- O gün hepsini bir araya toplayacak sonra da şirk koşanlara: “Siz de Allah’a eş koştuklarınız da durun yerinizde!” diyeceğiz. Sonra onları tamamen birbirinden ayıracağız. O zaman ortak koştukları da: “Siz bize tapmıyordunuz ki!” diyecekler. 29- “Bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Sizin ibadetinizden bizim haberimiz bile yoktu.” 30- İşte orada herkes önceden ne gönderdi ise onun im

Kaynak: Elmalılı Hamdi Yazır bağlam özeti

Bu metin, ayet meali ve arama bağlamı üzerinden üretilmiş kısa bir özetidir; doğrudan tefsir pasajı değildir.

Ayet sayfasını aç
BAĞLAM: سُورَةُ الأَنۡعَامِ — EVLILIK (6:142-144)
وَمِنَ الْأَنْعَامِ حَمُولَةً وَفَرْشًا ۚ كُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللَّهُ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ ۚ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبِينٌ

سُورَةُ الأَنۡعَامِ (Al-An'aam), 142. Ayet 6

“Hayvanlardan da (çeşit çeşit yarattı). Kimi yük taşır, kiminin yününden döşek yapılır. Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın (peşinden gitmeyin); çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.”

ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ ۖ مِنَ الضَّأْنِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْمَعْزِ اثْنَيْنِ ۗ قُلْ آلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ الْأُنْثَيَيْنِ أَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ الْأُنْثَيَيْنِ ۖ نَبِّئُونِي بِعِلْمٍ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

سُورَةُ الأَنۡعَامِ (Al-An'aam), 143. Ayet 6

“Sekiz çift: Koyundan iki, keçiden iki. De ki: "(Allah), iki erkeği mi haram kıldı yoksa iki dişiyi mi, ya da iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Eğer doğru iseniz bana ilimle haber verin."”

PASAJ OZETI

Bu baglam kartinda toplam 3 ayet birlikte tasiniyor. Varsayilan gorunumde ilk 2 ayet gosteriliyor.

BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, "سُورَةُ الأَنۡعَامِ — Evlilik (6:142-144)" konu segmentiyle uyumlu bulundu.

Bu ayet, evlilik kavramıyla eşleşti.

Bu sonuc faydali mi?
ELMALILI HAMDI YAZIR BAĞLAM ÖZETİ

142- Hayvanlardan yük taşıyacak ve (tüylerinden) döşek yapılacak olanları da (yaratan O’dur) . Allah’ın size verdiği rızıktan yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, sizin apaçık bir düşmanınızdır. 143- Sekiz eş (yaratmıştır) : Koyundan iki, keçiden de iki (eş) . De ki: “ (Allah) bu iki (cinsin) erkeklerini mi yahut dişilerini mi yoksa bu iki (cins) dişinin rahimlerinde bulunanları mı har

Kaynak: Elmalılı Hamdi Yazır bağlam özeti

Bu metin, ayet meali ve arama bağlamı üzerinden üretilmiş kısa bir özetidir; doğrudan tefsir pasajı değildir.

Ayet sayfasını aç
BAĞLAM: سُورَةُ النِّسَاءِ — EVLILIK (4:19-20)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا يَحِلُّ لَكُمْ أَنْ تَرِثُوا النِّسَاءَ كَرْهًا ۖ وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا بِبَعْضِ مَا آتَيْتُمُوهُنَّ إِلَّا أَنْ يَأْتِينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍ ۚ وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ ۚ فَإِنْ كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسَىٰ أَنْ تَكْرَهُوا شَيْئًا وَيَجْعَلَ اللَّهُ فِيهِ خَيْرًا كَثِيرًا

سُورَةُ النِّسَاءِ (An-Nisaa), 19. Ayet 4

“Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helal değildir. Verdiğiniz mehrin bir kısmını kurtaracaksınız diye, onları sıkıştırmanız da helal değildir. Ancak açık bir hayasızlık yapmış olurlarsa başka. Onlarla iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmasanız da Allah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur.”

وَإِنْ أَرَدْتُمُ اسْتِبْدَالَ زَوْجٍ مَكَانَ زَوْجٍ وَآتَيْتُمْ إِحْدَاهُنَّ قِنْطَارًا فَلَا تَأْخُذُوا مِنْهُ شَيْئًا ۚ أَتَأْخُذُونَهُ بُهْتَانًا وَإِثْمًا مُبِينًا

سُورَةُ النِّسَاءِ (An-Nisaa), 20. Ayet 4

“Eğer bir eşi bırakıp da yerine diğer bir eş almak isterseniz, öncekine yüklerle mehir vermiş de bulunsanız, ondan bir şey geri almayın. O malı bir iftira ve açık bir günah isnadı yaparak geri alır mısınız?”

BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, "سُورَةُ النِّسَاءِ — Evlilik (4:19-20)" konu segmentiyle uyumlu bulundu.

Bu ayet, evlilik kavramıyla eşleşti.

Bu sonuc faydali mi?
ELMALILI HAMDI YAZIR BAĞLAM ÖZETİ

19- Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl değildir. Onlar apaçık bir hayâsızlık işlemedikçe kendilerine verdiğinizin bir kısmını geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Şâyet onlardan hoşlanmadınızsa (sabredin) , çünkü hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah pekçok hayır takdir etmiş olabilir. 20- Bir eş bırakıp da yerine başka bir eş almak isterseniz, öncekine y

Kaynak: Elmalılı Hamdi Yazır bağlam özeti

Bu metin, ayet meali ve arama bağlamı üzerinden üretilmiş kısa bir özetidir; doğrudan tefsir pasajı değildir.

Ayet sayfasını aç
وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ إِنَّ آيَةَ مُلْكِهِ أَنْ يَأْتِيَكُمُ التَّابُوتُ فِيهِ سَكِينَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌ مِمَّا تَرَكَ آلُ مُوسَىٰ وَآلُ هَارُونَ تَحْمِلُهُ الْمَلَائِكَةُ ۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً لَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ

سُورَةُ البَقَرَةِ (Al-Baqara), 248. Ayet

“Peygamberleri, onlara şunu da söylemişti: Haberiniz olsun, Onun hükümdarlığının alâmeti, size o tabutun gelmesi olacaktır ki onda Rabbinizden bir sekine (sükûnet, gönül rahatlığı), Musa ve Harun ailelerinin bıraktıklarından bir bakiyye (kalıntı) vardır. Onu melekler getirecektir. Eğer iman etmiş kimselerden iseniz, bunda sizin için kesin bir ibret, bir alâmet vardır.”
BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.

Bu sonuc faydali mi?
KLASİK TEFSİR BAĞLAMI

Peygamberi onlara dedi ki: Gerçekten onun hükümdarlığının alameti size Tabut'un gelmesidir ki, onda Rabbınızdan bir «Sekine» ve Musa hanedanıyla Harun hanedanının terkettiklerinden bir kalıntı vardır. Melekler onu yüklenecektir. Şayet inananlardan iseniz; elbette bunda, sizin için kesin bir ayet vardır.

Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası

Eser: Tafsir Ibn Kathir • s. h

Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir

Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.

Ayet sayfasını aç
أَمْ يَحْسُدُونَ النَّاسَ عَلَىٰ مَا آتَاهُمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ ۖ فَقَدْ آتَيْنَا آلَ إِبْرَاهِيمَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَآتَيْنَاهُمْ مُلْكًا عَظِيمًا

سُورَةُ النِّسَاءِ (An-Nisaa), 54. Ayet

“Yoksa onlar, Allah'ın lütuf ve kereminden insanlara verdiği nimetleri kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmeti vermiştik. Hem de onlara büyük bir mülk ve saltanat ihsan ettik.”
BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.

Bu sonuc faydali mi?
KLASİK TEFSİR BAĞLAMI

51- Kitaptan kendilerine bir pay verilenleri gördün mü? Cibte ve Tağuta inanıyorlar. Kafirler için de: Bunlar, mü’minlerden daha doğru bir yoldadır, diyorlar! 52- İşte onlar Allah’ın lanet ettiği kimselerdir. Allah’ın lanet ettiği kimseye sen hiçbir yardımcı bulamazsın. 53- Yoksa onların mülkten bir payı mı var? Böyle olsaydı insanlara hurma çekirdeğinin arkasındaki çukurcuk kadar dahi (bir şey) vermezlerdi. 54- Y...

Kaynak: As-Saadi tefsir parçası

Eser: As-Saadi • s. ir

Referans: QUL Tafsir Export (As-Saadi)

Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.

Ayet sayfasını aç
وَإِذْ نَجَّيْنَاكُمْ مِنْ آلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوءَ الْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ أَبْنَاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَاءَكُمْ ۚ وَفِي ذَٰلِكُمْ بَلَاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظِيمٌ

سُورَةُ البَقَرَةِ (Al-Baqara), 49. Ayet

“(Hem hatırlayın ki bir zaman) sizi Firavun ailesinden de kurtardık, (onlar) size azabın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Ve bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.”
BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.

Bu sonuc faydali mi?
KLASİK TEFSİR BAĞLAMI

Hani, sizi oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakarak en kötü işkenceye tabi tutan Firavun hanedanından kurtarmıştık. Bu da sizin için Rabbınız tarafından büyük bir imtihandı.

Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası

Eser: Tafsir Ibn Kathir • s. h

Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir

Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.

Ayet sayfasını aç
وَأَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلَّهِ ۚ فَإِنْ أُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ ۖ وَلَا تَحْلِقُوا رُءُوسَكُمْ حَتَّىٰ يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُ ۚ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَرِيضًا أَوْ بِهِ أَذًى مِنْ رَأْسِهِ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ ۚ فَإِذَا أَمِنْتُمْ فَمَنْ تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ إِلَى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِ ۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ إِذَا رَجَعْتُمْ ۗ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌ ۗ ذَٰلِكَ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ أَهْلُهُ حَاضِرِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ ۚ وَاتَّقُوا اللَّهَ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ

سُورَةُ البَقَرَةِ (Al-Baqara), 196. Ayet

“Hac ve umreyi de Allah için tamam yapın. Eğer bunlardan alıkonursanız, o zaman kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Bununla beraber bu kurban, kesileceği yere varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olana veya başından bir rahatsızlığı bulunana tıraş için oruç veya sadaka yahut da kurbandan ibaret bir fidye gerekir. Engellemeden kurtulduğunuz zaman da her kim hacca kadar umre ile sevab kazanmak isterse, ona da kolayına gelen bir kurban gerekir. Bunu bulamayana ise üç gün hacda, yedi de döndüğünüzde ki tam on gün oruç tutması lazım gelir. Bu hüküm, ailesi Mescidi Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah'ın azabı gerçekten çok şiddetlidir.”
BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.

Bu sonuc faydali mi?
KLASİK TEFSİR BAĞLAMI

Allah için haccı da; ümreyi de tamamlayın. Fakat alıkonulursanız, kurbandan kolayınıza geleni gönderin. Kurban yerine varıncaya kadar, başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim, hasta olursa veya başında bir eziyet bulunursa; ona oruçtan, sadakadan veya kurbandan fidye. Emin olduğunuz vakitte; kim, hacc zamanına kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban keser. Ama bulamazsa, hacc günlerinde...

Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası

Eser: Tafsir Ibn Kathir • s. h

Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir

Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.

Ayet sayfasını aç
Tevekkul aramasıSabir aramasıAdalet aramasıAffetmek aramasıGelecek Kaygisi araması