Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.
Âl-i İmrân Suresi, 161. Ayet Hakkında Sağlanan tefsir bağlamında doğrudan Âl-i İmrân 161. Ayete ilişkin bir kaynak bulunmamaktadır. Ancak verilen ayetler—Yûnus Suresi 13 ve 18, Hûd Suresi 84—geçmiş ümmetlerin azabı, şirk ve ahlaki sorumluluğun evrensel ilkeleri etrafında örülmüştür. Âl-i İmrân 161. Ayet klasik tefsir geleneğinde, Uhud savaşında ganimetlerin taksimi meselesini konu alır ve Peygamber Efendimizin emanet taşıyıcılığını ortaya koyar; bu, Hûd Suresi 84'teki "ölçeği eksik tutmama" emriyle paralellik gösterir. Verilen veriler ışığında, söz konusu ayet, İslami toplumda dürüstlük, emanet ve adil paylaştırmanın tevhid inancının ayrılmaz parçası olduğu mesajını taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu bilgilere göre de en öne çıkan 6 ayet aşağıya dizilmiştir.
Sorgunuz "ali imran suresi" ve "161 ayet" kavramlarıyla ilişkilendirildi; bu ayet o eksende öne çıktı.
"Andolsun ki, sizden önceki devirlerin bir çok kavmini, peygamberleri kendilerine bir çok belge ile geldikleri halde zulmettikleri ve imana gelmedikleri için helak ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız."
"Sonra onların ardından sizi yeryüzüne halifeler yaptık ki, bakalım nasıl ameller işleyeceksiniz."
Bu ayet, "سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:13-14)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
13- Andolsun ki sizden önceki nesilleri, peygamberleri kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde zulme sapıp da iman etmeyecekleri kesinleşince helâk ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız. 14- Sonra onların arkalarından neler yapacağınızı görelim diye sizi yeryüzünde halifeler yaptık. 13. Yüce Allah, geçmiş ümmetleri küfür ve zulümleri sebebi ile helâk ettiğini haber ve
"Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve "Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki, "Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir."
"İnsanlar, aslında bir tek ümmet idiler, sonra ihtilafa düşüp ayrı ayrı oldular. Eğer Rabbinden bir karar çıkmamış olsa idi, ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında şimdiye kadar aralarında çoktan hüküm verilmiş olurdu."
Bu bağlam kartında toplam 3 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.
Bu ayet, "سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:18-20)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
18- Onlar, Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyecek şeylere tapıyor ve: “Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O, ortak tutmakta oldukları her şeyden münezzeh ve yücedir. 18. “Onlar” yani Allah Rasûlünü yalanlayan müşrikler, “Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda v
"Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'i gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Ölçeği de, teraziyi de eksik tutmayın. Ben sizi hayır (bolluk) içinde görüyorum. Bununla beraber yine de sizi kuşatacak bir gününazabından korkuyorum.""
""Ey kavmim! Ölçerken ve tartarken adaleti yerine getirin. Halkın malına densizlik etmeyin ve yeryüzünde fesatçılık yaparak fenalık etmeyin.""
Bu bağlam kartında toplam 12 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.
Bu ayet, "Suayb: Olcu, Tarti ve Adalet" konu segmentiyle uyumlu bulundu.
Bu ayet, adalet kavramıyla eşleşti.
Bu blok, ibadetin ekonomik ahlaktan kopuk olmadigini; ticaret, olcu, hak ve toplumsal guvenin tevhid cagrisi icinde yer aldigini gosterir.
Kaynak: Elmalılı Hamdi Yazır bağlam özeti
Bu metin, ayet meali ve arama bağlamı üzerinden üretilmiş kısa bir özetidir; doğrudan tefsir pasajı değildir.
"Şüphesiz insanlar için kurulan ilk mabed, Mekke'deki çok mübarek ve bütün âlemlere hidayet kaynağı olan Beyt (Kabe)dir."
"Onda apaçık deliller, İbrahim'in makamı vardır. Oraya giren güvene erer. Ona bir yol bulabilenlerin Beyt'i haccetmesi Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse, şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağni (kimseye muhtaç değil, her şey ona muhtaç)dir."
Bu ayet, "سُورَةُ آلِ عِمۡرَانَ — Tevekkül (3:96-97)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
96- Şüphesiz insanlar için kurulan ilk ev, Mekke’de bulunan, mübarek ve âlemlere hidâyet olan (Kabe) dir. 97- Orada apaçık alâmetler ve İbrahim’in makamı vardır. Kim oraya girerse emin olur. Ona bir yol bulabilenlerin o Evi hac etmesi Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır. Kim de inkâr ederse şüphesiz ki Allah âlemlere muhtaç değildir. 96-97. Yüce Allah Beyt-i Haramının azametini ve onun, Yüce
"Semud kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir tanrınız daha yoktur. Sizi topraktan O meydana getirdi. Sizi orada ömür sürmeye O memur etti. Bu sebepten O'nun mağfiretini isteyin, sonra O'na tevbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır, dualarınızı kabul eder.""
"Dediler: "Ey Salih,! Bundan önce sen bizim içimizde ümit beslenir bir zat idin. Şimdi bizi babalarımızın taptıklarına tapmaktan mı engelliyorsun? Biz, doğrusunu istersen bizi davet ettiğin şeyden kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz.""
Bu bağlam kartında toplam 8 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.
Bu ayet, "Salih: Semud ve Emanete Ihanet" konu segmentiyle uyumlu bulundu.
Bu ayet, emanet kavramıyla eşleşti.
Bu blok, acik bir emanet ve sinir verildiginde insanin arzulariyla o siniri cigneyip sorumluluktan kacmasinin agir sonucunu gosterir.
Kaynak: Elmalılı Hamdi Yazır bağlam özeti
Bu metin, ayet meali ve arama bağlamı üzerinden üretilmiş kısa bir özetidir; doğrudan tefsir pasajı değildir.
"Bir de davacıların kıssası geldi mi sana? Hani surdan aşarak mihraba ulaşmışlardı."
"Davud'un yanına giriverdiler de onlardan telaşe düştü. Ona "Korkma!" dediler, biz iki davacıyız. Birimiz, birimize haksızlık etti. Şimdi sen aramızda hak ile hüküm ver ve aşırı gitme de bizi doğru yolun ortasına çıkar."
Bu bağlam kartında toplam 6 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.
Bu ayet, "Davud: Hukum ve Nefs Muhasebesi" konu segmentiyle uyumlu bulundu.
Bu ayet, adalet kavramıyla eşleşti.
Bu pasaj, guc ve hukum makaminda adaleti korumayi, acele karar vermemeyi ve hatayi fark edince Allah'a donmeyi ogretir.
Kaynak: Elmalılı Hamdi Yazır bağlam özeti
Bu metin, ayet meali ve arama bağlamı üzerinden üretilmiş kısa bir özetidir; doğrudan tefsir pasajı değildir.