Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.
Âl-i İmrân Suresi, 181. Ayet Maalesef, sağlanan tefsir verilerinde Âl-i İmrân Suresi 181. ayet bulunmamaktadır. Sağlanan klasik tefsir bağlamları, Yûnus ve Ankebût Surelerine ait ayetleri içermektedir. Âl-i İmrân 181. ayetin anlamı, hikayesi ve hükmü hakkında klasik tefsir ışığında güvenilir bir özet sunabilmek için, söz konusu ayetin tefsir metninin verilmesi gerekir. Böylelikle verilen kaynaklar doğrultusunda derinlikli ve tutarlı bir açıklama yapılabilir. Lütfen ilgili ayetin tefsir bağlamını paylaşınız. Bu bilgilere göre de en öne çıkan 6 ayet aşağıya dizilmiştir.
Sorgunuz "al-i imran suresi" ve "181 ayet" kavramlarıyla ilişkilendirildi; bu ayet o eksende öne çıktı.
"Andolsun ki, sizden önceki devirlerin bir çok kavmini, peygamberleri kendilerine bir çok belge ile geldikleri halde zulmettikleri ve imana gelmedikleri için helak ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız."
"Sonra onların ardından sizi yeryüzüne halifeler yaptık ki, bakalım nasıl ameller işleyeceksiniz."
Bu ayet, "سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:13-14)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
13- Andolsun ki sizden önceki nesilleri, peygamberleri kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde zulme sapıp da iman etmeyecekleri kesinleşince helâk ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız. 14- Sonra onların arkalarından neler yapacağınızı görelim diye sizi yeryüzünde halifeler yaptık. 13. Yüce Allah, geçmiş ümmetleri küfür ve zulümleri sebebi ile helâk ettiğini haber ve
Kaynak: Konu segmenti özeti
Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.
"Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve "Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki, "Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir."
"İnsanlar, aslında bir tek ümmet idiler, sonra ihtilafa düşüp ayrı ayrı oldular. Eğer Rabbinden bir karar çıkmamış olsa idi, ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında şimdiye kadar aralarında çoktan hüküm verilmiş olurdu."
Bu bağlam kartında toplam 3 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.
Bu ayet, "سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:18-20)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
18- Onlar, Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyecek şeylere tapıyor ve: “Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O, ortak tutmakta oldukları her şeyden münezzeh ve yücedir. 18. “Onlar” yani Allah Rasûlünü yalanlayan müşrikler, “Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda v
Kaynak: Konu segmenti özeti
Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.
"Allah'tan başka dost edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumu gibidir. Halbuki, evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi."
"Allah, onların kendisini bırakıpta hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz ki bilir. O mutlak güç ve hikmet sahibidir."
Bu bağlam kartında toplam 3 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.
Bu ayet, "سُورَةُ العَنكَبُوتِ — Aile (29:41-43)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
Allah'tan başka dostlar edinenlerin misali; kendine yuva yapan örümceğin misali gibidir. Evlerin en çürüğü muhakkak ki örümceğin yuvasıdır. Keşki bilselerdi. 41- Allah’ın dışında dostlar/ilahlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumuna benzer. Şüphesiz yuvaların en zayıf olanı örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi. 42- Şüphesiz Allah, kendisinin dışında yalvardıklarının bir hiç oldu
Kaynak: Konu segmenti özeti
Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.
"Selam olsun İbrahim'e..."
Klasik tefsir bağlamı (QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir) sorgunuzla doğrudan ilişkili.
Selam olsun İbrahim'e.
Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası
Eser: Tafsir Ibn Kathir
Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.
"Allah onları doğru yola iletecek ve durumlarını düzeltecektir."
Ayetin anlam dokusu sorgunuzla güçlü biçimde örtüşüyor.
Onları hidayete eriştirir ve durumlarını ıslah eder.
Kaynak: İbn Kesîr tefsirinden özet
Bu özetin kaynağı, aynı ayetin tefsir korpusundaki pasajıyla eşleştirilerek belirlendi; doğrudan pasajın kısaltılmış hâlidir.
"Kur'ân'da İsmail'i de an; çünkü o, vaadine sadık bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi."
"Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti."
Bu ayet, "سُورَةُ مَرۡيَمَ — Aile (19:54-55)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
54- Kitapta İsmail’i de an. O, sözünde duran bir kul ve bir rasûl, bir nebi idi. 55- O, ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbi katında da razı olunmuş bir kimse idi. 54. Yani bu Kur’ân-ı Kerim’de Âdemoğullarının efendisinin aralarından geldiği ve Arap kavminin atası olan bu yüce peygamberi de an. “O, sözünde duran” söz verdi mi mutlaka yerine getiren “bir kul ve bir rasûl, bir nebi idi.” Onun
Kaynak: Konu segmenti özeti
Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.