BEYAN KURANKuran Araştırma & Tefsir Uzmanı
KonularSurelerHakkındaNasıl ÇalışırGizlilikKullanım KoşullarıİletişimGeri Bildirim

© 2026 Beyan Kuran. İbn Kesîr ve As-Saadi gibi klasik tefsir kaynaklarından ve Elmalılı Hamdi Yazır mealinden yararlanılmıştır.

  1. Ana Sayfa
  2. ›Arama
  3. ›Al i imran 29 ayet
ARAMA SONUÇLARI

"Al i imran 29 ayet" ile ilgili ayetler ve tefsir bağlamı

İLGİLİ AYETLER VE DERİN TEFSİR

Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.

BEYAN ÖZETİ

Beyan özeti hazırlanıyor…

İLGİLİ KONULAR
TevekkulSabirAdaletAffetmekGelecek Kaygisi
NEDEN BU SONUÇLAR?

Sorgunuz "ali imran suresi" ve "29 ayet" kavramlarıyla ilişkilendirildi; bu ayet o eksende öne çıktı.

BAĞLAM: سُورَةُ يُونُسَ — ADALET (10:13-14)
وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا الْقُرُونَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُوا ۙ وَجَاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ وَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُوا ۚ كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِمِينَ

Yûnus Suresi, 13. Ayet

"Andolsun ki, sizden önceki devirlerin bir çok kavmini, peygamberleri kendilerine bir çok belge ile geldikleri halde zulmettikleri ve imana gelmedikleri için helak ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız."

ثُمَّ جَعَلْنَاكُمْ خَلَائِفَ فِي الْأَرْضِ مِنْ بَعْدِهِمْ لِنَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ

Yûnus Suresi, 14. Ayet

"Sonra onların ardından sizi yeryüzüne halifeler yaptık ki, bakalım nasıl ameller işleyeceksiniz."

BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, "سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:13-14)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.

Bu sonuc faydali mi?
KONU SEGMENTİ ÖZETİ

13- Andolsun ki sizden önceki nesilleri, peygamberleri kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde zulme sapıp da iman etmeyecekleri kesinleşince helâk ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız. 14- Sonra onların arkalarından neler yapacağınızı görelim diye sizi yeryüzünde halifeler yaptık. 13. Yüce Allah, geçmiş ümmetleri küfür ve zulümleri sebebi ile helâk ettiğini haber ve

Kaynak: Konu segmenti özeti

Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.

Ayet sayfasını aç
BAĞLAM: سُورَةُ العَنكَبُوتِ — AILE (29:41-43)
مَثَلُ الَّذِينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللَّهِ أَوْلِيَاءَ كَمَثَلِ الْعَنْكَبُوتِ اتَّخَذَتْ بَيْتًا ۖ وَإِنَّ أَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنْكَبُوتِ ۖ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ

Ankebût Suresi, 41. Ayet

"Allah'tan başka dost edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumu gibidir. Halbuki, evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi."

إِنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ مِنْ شَيْءٍ ۚ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

Ankebût Suresi, 42. Ayet

"Allah, onların kendisini bırakıpta hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz ki bilir. O mutlak güç ve hikmet sahibidir."

PASAJ ÖZETİ

Bu bağlam kartında toplam 3 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.

BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, "سُورَةُ العَنكَبُوتِ — Aile (29:41-43)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.

Bu sonuc faydali mi?
KONU SEGMENTİ ÖZETİ

Allah'tan başka dostlar edinenlerin misali; kendine yuva yapan örümceğin misali gibidir. Evlerin en çürüğü muhakkak ki örümceğin yuvasıdır. Keşki bilselerdi. 41- Allah’ın dışında dostlar/ilahlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumuna benzer. Şüphesiz yuvaların en zayıf olanı örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi. 42- Şüphesiz Allah, kendisinin dışında yalvardıklarının bir hiç oldu

Kaynak: Konu segmenti özeti

Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.

Ayet sayfasını aç
وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِ

Tûr Suresi, 4. Ayet

"Ma'mur eve,"
BU AYET NEDEN GELDİ?

Ayetin anlam dokusu sorgunuzla güçlü biçimde örtüşüyor.

Klasik tefsir bağlamı (QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir) sorgunuzla doğrudan ilişkili.

Bu sonuc faydali mi?
BAĞLAM ÖZETİ · KAYNAK DOĞRULANAMADI

Ma'mur eve.

Kaynak: Kaynak doğrulanamadı

Özetin kaynağı korpustaki tefsir parçalarıyla eşleştirilemedi; bu yüzden müfessir adı verilmiyor.

Ayet sayfasını aç
سَلَامٌ عَلَىٰ إِبْرَاهِيمَ

Sâffât Suresi, 109. Ayet

"Selam olsun İbrahim'e..."
BU AYET NEDEN GELDİ?

Klasik tefsir bağlamı (QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir) sorgunuzla doğrudan ilişkili.

Bu sonuc faydali mi?
KLASİK TEFSİR BAĞLAMI

Selam olsun İbrahim'e.

Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası

Eser: Tafsir Ibn Kathir

Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir

Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.

Ayet sayfasını aç
BAĞLAM: سُورَةُ مَرۡيَمَ — AILE (19:54-55)
وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ إِسْمَاعِيلَ ۚ إِنَّهُ كَانَ صَادِقَ الْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَبِيًّا

Meryem Suresi, 54. Ayet

"Kur'ân'da İsmail'i de an; çünkü o, vaadine sadık bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi."

وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُ بِالصَّلَاةِ وَالزَّكَاةِ وَكَانَ عِنْدَ رَبِّهِ مَرْضِيًّا

Meryem Suresi, 55. Ayet

"Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti."

BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, "سُورَةُ مَرۡيَمَ — Aile (19:54-55)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.

Bu sonuc faydali mi?
KONU SEGMENTİ ÖZETİ

54- Kitapta İsmail’i de an. O, sözünde duran bir kul ve bir rasûl, bir nebi idi. 55- O, ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbi katında da razı olunmuş bir kimse idi. 54. Yani bu Kur’ân-ı Kerim’de Âdemoğullarının efendisinin aralarından geldiği ve Arap kavminin atası olan bu yüce peygamberi de an. “O, sözünde duran” söz verdi mi mutlaka yerine getiren “bir kul ve bir rasûl, bir nebi idi.” Onun

Kaynak: Konu segmenti özeti

Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.

Ayet sayfasını aç
BAĞLAM: سُورَةُ آلِ عِمۡرَانَ — TEVEKKÜL (3:96-97)
إِنَّ أَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذِي بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِلْعَالَمِينَ

Âl-i İmrân Suresi, 96. Ayet

"Şüphesiz insanlar için kurulan ilk mabed, Mekke'deki çok mübarek ve bütün âlemlere hidayet kaynağı olan Beyt (Kabe)dir."

فِيهِ آيَاتٌ بَيِّنَاتٌ مَقَامُ إِبْرَاهِيمَ ۖ وَمَنْ دَخَلَهُ كَانَ آمِنًا ۗ وَلِلَّهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ إِلَيْهِ سَبِيلًا ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنِ الْعَالَمِينَ

Âl-i İmrân Suresi, 97. Ayet

"Onda apaçık deliller, İbrahim'in makamı vardır. Oraya giren güvene erer. Ona bir yol bulabilenlerin Beyt'i haccetmesi Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse, şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağni (kimseye muhtaç değil, her şey ona muhtaç)dir."

BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, "سُورَةُ آلِ عِمۡرَانَ — Tevekkül (3:96-97)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.

Bu sonuc faydali mi?
KONU SEGMENTİ ÖZETİ

96- Şüphesiz insanlar için kurulan ilk ev, Mekke’de bulunan, mübarek ve âlemlere hidâyet olan (Kabe) dir. 97- Orada apaçık alâmetler ve İbrahim’in makamı vardır. Kim oraya girerse emin olur. Ona bir yol bulabilenlerin o Evi hac etmesi Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır. Kim de inkâr ederse şüphesiz ki Allah âlemlere muhtaç değildir. 96-97. Yüce Allah Beyt-i Haramının azametini ve onun, Yüce

Kaynak: Konu segmenti özeti

Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.

Ayet sayfasını aç