BEYAN KURANKuran Araştırma & Tefsir Uzmanı
KonularSurelerHakkındaNasıl ÇalışırGizlilikKullanım KoşullarıİletişimGeri Bildirim

© 2026 Beyan Kuran. İbn Kesîr ve As-Saadi gibi klasik tefsir kaynaklarından ve Elmalılı Hamdi Yazır mealinden yararlanılmıştır.

  1. Ana Sayfa
  2. ›Arama
  3. ›Al i imran 40 ayet
ARAMA SONUÇLARI

"Al i imran 40 ayet" ile ilgili ayetler ve tefsir bağlamı

İLGİLİ AYETLER VE DERİN TEFSİR

Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.

BEYAN ÖZETİ

Âl-i İmrân Suresi, 40. Ayet Üzerine Maalesef sağlanan tefsir verilerinde Âl-i İmrân Suresi 40. ayet yer almamaktadır. Sunulan kaynaklar Şuarâ, Meryem ve Yûsuf surelerindeki kıssa ayetlerine ilişkindir. Bu nedenle, Âl-i İmrân 40. ayetin spesifik tefsiri hakkında verilen bağlamdan bir değerlendirme yapamıyorum. Ancak belirtilen ayetler genel olarak Kur'ân'da kissa anlatımının eğitim ve ibret amaçlı işlevini vurgular: İbrahim'in haberinin nakledilmesi, Yusuf kıssasında soranlara sunulan ibretler, peygamberlerin sıdk (doğruluk) vasıfları—bunların tümü, Kitab'ın muhataplarını düşünmeye ve hikmet edinmeye çağıran bir yöntemdir. Kıssalar, salt tarih anlatımı değil; ruhani yolculuğu rehber kılan, örnek şahsiyetlerin vasıtasıyla ilahi hikmeti aktaran bir araçtır. Âl-i İmrân 40. ayetin tam tefsiri için klasik kaynakların doğrudan konsültasyonu gerekir. Bu bilgilere göre de en öne çıkan 5 ayet aşağıya dizilmiştir.

İLGİLİ KONULAR
TevekkulSabirAdaletAffetmekGelecek Kaygisi
NEDEN BU SONUÇLAR?

Sorgunuz "ali imran suresi" ve "ayet 40" kavramlarıyla ilişkilendirildi; bu ayet o eksende öne çıktı.

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ

Şuarâ Suresi, 69. Ayet

"(Resulüm!) onlara İbrahim'in kıssasını da naklet."
BU AYET NEDEN GELDİ?

Klasik tefsir bağlamı (QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir) sorgunuzla doğrudan ilişkili.

Bu sonuc faydali mi?
KLASİK TEFSİR BAĞLAMI

Onlara İbrahim'in haberini oku.

Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası

Eser: Tafsir Ibn Kathir

Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir

Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.

Ayet sayfasını aç
وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ إِبْرَاهِيمَ ۚ إِنَّهُ كَانَ صِدِّيقًا نَبِيًّا

Meryem Suresi, 41. Ayet

"Kur'ân'da İbrahim'i(n kıssasını da) an. Şüphesiz ki o, sıddık (özü, sözü doğru) bir peygamberdi."
BU AYET NEDEN GELDİ?

Klasik tefsir bağlamı (QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir) sorgunuzla doğrudan ilişkili.

Bu sonuc faydali mi?
KLASİK TEFSİR BAĞLAMI

Kitab'da İbrahim'i de an. Muhakkak ki o, dosdoğru bir peygamberdi.

Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası

Eser: Tafsir Ibn Kathir

Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir

Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.

Ayet sayfasını aç
۞ لَقَدْ كَانَ فِي يُوسُفَ وَإِخْوَتِهِ آيَاتٌ لِلسَّائِلِينَ

Yûsuf Suresi, 7. Ayet

"Andolsun ki, Yusuf ve kardeşleri kıssasında soranlara ibret alacak âyetler vardır."
BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, kıssa kavramıyla eşleşti.

Bu sonuc faydali mi?
KLASİK TEFSİR BAĞLAMI

Andolsun ki; Yusuf'da ve kardeşlerinde, soranlar için nice ayetler vardır.

Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası

Eser: Tafsir Ibn Kathir

Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir

Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.

Ayet sayfasını aç
إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ الْقَصَصُ الْحَقُّ ۚ وَمَا مِنْ إِلَٰهٍ إِلَّا اللَّهُ ۚ وَإِنَّ اللَّهَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

Âl-i İmrân Suresi, 62. Ayet

"İşte (İsa hakkında söylenen) gerçek kıssa budur. Allah'tan başka hiçbir tanrı yoktur. Muhakkak ki Allah çok güçlüdür ve hikmet sahibidir."
BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, kıssa kavramıyla eşleşti.

Bu ayet, hikmet kavramıyla eşleşti.

Bu sonuc faydali mi?
KLASİK TEFSİR BAĞLAMI

Doğrusu işte budur, o kıssanın hak ifadesi: Allah'dan başka ilah yoktur. Şüphesiz ki Allah, Aziz'dir, Hakim'dir.

Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası

Eser: Tafsir Ibn Kathir

Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir

Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.

Ayet sayfasını aç
وَلَوْ شِئْنَا لَرَفَعْنَاهُ بِهَا وَلَٰكِنَّهُ أَخْلَدَ إِلَى الْأَرْضِ وَاتَّبَعَ هَوَاهُ ۚ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ الْكَلْبِ إِنْ تَحْمِلْ عَلَيْهِ يَلْهَثْ أَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَثْ ۚ ذَٰلِكَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا ۚ فَاقْصُصِ الْقَصَصَ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

A'râf Suresi, 176. Ayet

"Ve eğer dileseydik onu o âyetlerle yüceltirdik, fakat o alçaklığa saplandı kaldı ve kendi keyfinin ardına düştü. Artık onun ibret verici hali o köpeğin haline benzer ki, üzerine varsan da dilini uzatır solur, bıraksan da solur. İşte bu, âyetlerimizi inkâr eden kavmin misalidir. Bu kıssayı iyice anlat, belki biraz düşünürler."
BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, ibret kavramıyla eşleşti.

Bu sonuc faydali mi?
KLASİK TEFSİR BAĞLAMI

Dileseydik onu, bununla yükseltirdik. Fakat o; yere saplandı ve hevesine uydu. Artık onun hali; o köpeğin hali gibidir ki, üstüne varsan da dilini sarkıtıp solur, kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte ayetlerimizi yalanlayan kavmin hali böyledir. Sen, kıssayı anlat. Belki düşünürler.

Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası

Eser: Tafsir Ibn Kathir

Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir

Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.

Ayet sayfasını aç