Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.
Maalesef sağlanan tefsir verilerinde Al-i İmran Suresi 67. Ayet bulunmamaktadır. Sağlanan veriler Yûnus Suresi 13 ve 18. Ayetler ile Tûr Suresi 4. Ayet hakkındadır; bu ayetler İbrahim (As) ve tawhid konularını doğrudan ele almamaktadır. Al-i İmran 67. Ayet'in içeriği ve tefsiri hakkında derinlikli bir cevap sunabilmek için, söz konusu ayete ilişkin klasik tefsir metinlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Elmalılı, As-Saadi, İbn Kesir gibi müfessirlerden bu ayetin şerhini içeren bir veri sağlandığında, ayetin tarihî bağlamı ve ilahî hikmeti hakkında kapsamlı bir analiz yapılabilecektir. Bu bilgilere göre de en öne çıkan 6 ayet aşağıya dizilmiştir.
Sorgunuz "ali imran suresi" ve "ibrahim peygamber" kavramlarıyla ilişkilendirildi; bu ayet o eksende öne çıktı.
"Andolsun ki, sizden önceki devirlerin bir çok kavmini, peygamberleri kendilerine bir çok belge ile geldikleri halde zulmettikleri ve imana gelmedikleri için helak ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız."
"Sonra onların ardından sizi yeryüzüne halifeler yaptık ki, bakalım nasıl ameller işleyeceksiniz."
Bu ayet, "سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:13-14)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
13- Andolsun ki sizden önceki nesilleri, peygamberleri kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde zulme sapıp da iman etmeyecekleri kesinleşince helâk ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız. 14- Sonra onların arkalarından neler yapacağınızı görelim diye sizi yeryüzünde halifeler yaptık. 13. Yüce Allah, geçmiş ümmetleri küfür ve zulümleri sebebi ile helâk ettiğini haber ve
Kaynak: Konu segmenti özeti
Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.
"Ma'mur eve,"
Ayetin anlam dokusu sorgunuzla güçlü biçimde örtüşüyor.
Klasik tefsir bağlamı (QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir) sorgunuzla doğrudan ilişkili.
Ma'mur eve.
Kaynak: Kaynak doğrulanamadı
Özetin kaynağı korpustaki tefsir parçalarıyla eşleştirilemedi; bu yüzden müfessir adı verilmiyor.
"Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve "Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki, "Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir."
"İnsanlar, aslında bir tek ümmet idiler, sonra ihtilafa düşüp ayrı ayrı oldular. Eğer Rabbinden bir karar çıkmamış olsa idi, ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında şimdiye kadar aralarında çoktan hüküm verilmiş olurdu."
Bu bağlam kartında toplam 3 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.
Bu ayet, "سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:18-20)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
18- Onlar, Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyecek şeylere tapıyor ve: “Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O, ortak tutmakta oldukları her şeyden münezzeh ve yücedir. 18. “Onlar” yani Allah Rasûlünü yalanlayan müşrikler, “Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda v
Kaynak: Konu segmenti özeti
Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.
"Hâ, mîm, ayn, sîn, kaf."
Klasik tefsir bağlamı (QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir) sorgunuzla doğrudan ilişkili.
Ayn, Sin, Kaf.
Kaynak: İbn Kesîr tefsir parçası
Eser: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Referans: QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir
Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.
"Allah'tan başka dost edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumu gibidir. Halbuki, evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi."
"Allah, onların kendisini bırakıpta hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz ki bilir. O mutlak güç ve hikmet sahibidir."
Bu bağlam kartında toplam 3 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.
Bu ayet, "سُورَةُ العَنكَبُوتِ — Aile (29:41-43)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
Allah'tan başka dostlar edinenlerin misali; kendine yuva yapan örümceğin misali gibidir. Evlerin en çürüğü muhakkak ki örümceğin yuvasıdır. Keşki bilselerdi. 41- Allah’ın dışında dostlar/ilahlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumuna benzer. Şüphesiz yuvaların en zayıf olanı örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi. 42- Şüphesiz Allah, kendisinin dışında yalvardıklarının bir hiç oldu
Kaynak: Konu segmenti özeti
Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.
"Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri!"
"Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman: "Biz Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz." derler."
Bu bağlam kartında toplam 3 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.
Bu ayet, "İmtihanın Doğası ve Sabrın Mükafatı" konu segmentiyle uyumlu bulundu.
Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.
Bu ayet, "İmtihanın Doğası ve Sabrın Mükafatı" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
Bu pasaj, hayatın bir imtihan alanı olduğunu kabul etmeyi, musibet anındaki 'istikrac' (Allah'a aidiyet) duruşunu ve bunun neticesindeki ilahi ikramı bir zincir halinde sunar. Tek bir ayetin ötesinde, sürecin tamamını açıklar.
Kaynak: Konu segmenti özeti
Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.