Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.
Beyan özeti hazırlanıyor…
Sorgunuz "ali imran suresi" ve "83 ayet" kavramlarıyla ilişkilendirildi; bu ayet o eksende öne çıktı.
"Andolsun ki, sizden önceki devirlerin bir çok kavmini, peygamberleri kendilerine bir çok belge ile geldikleri halde zulmettikleri ve imana gelmedikleri için helak ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız."
"Sonra onların ardından sizi yeryüzüne halifeler yaptık ki, bakalım nasıl ameller işleyeceksiniz."
Bu ayet, "سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:13-14)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
13- Andolsun ki sizden önceki nesilleri, peygamberleri kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde zulme sapıp da iman etmeyecekleri kesinleşince helâk ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız. 14- Sonra onların arkalarından neler yapacağınızı görelim diye sizi yeryüzünde halifeler yaptık. 13. Yüce Allah, geçmiş ümmetleri küfür ve zulümleri sebebi ile helâk ettiğini haber ve
Kaynak: Konu segmenti özeti
Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.
"Elif, Lâm, Mîm."
Ayetin anlam dokusu sorgunuzla güçlü biçimde örtüşüyor.
Klasik tefsir bağlamı (QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir) sorgunuzla doğrudan ilişkili.
Elif, Lam, Mim.
Kaynak: Kaynak doğrulanamadı
Özetin kaynağı korpustaki tefsir parçalarıyla eşleştirilemedi; bu yüzden müfessir adı verilmiyor.
"Selam olsun İbrahim'e..."
Ayetin anlam dokusu sorgunuzla güçlü biçimde örtüşüyor.
Klasik tefsir bağlamı (QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir) sorgunuzla doğrudan ilişkili.
83- Onun izinden gidenlerden biri de şüphesiz İbrahim’dir. 84- Hani o, Rabbine selim bir kalp ile gelmişti. 85- Hani o, babasına ve kavmine: “Neye ibadet ediyorsunuz (öyle) ?” demişti. 86- “Allah’ın dışında uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?” 87- “Âlemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?” 88- Derken yıldızlara bir defa baktı da: 89- “Gerçekten ben hastayım” dedi. 90- Bunun üzerine onu arkalarında bırakıp uzaklaştılar. 91- O da gizlice putlarının yanına varıp şöyle dedi: “Yemiyor musunuz?” 92- “Neyini
Kaynak: As-Saadi tefsirinden özet
Bu özetin kaynağı, aynı ayetin tefsir korpusundaki pasajıyla eşleştirilerek belirlendi; doğrudan pasajın kısaltılmış hâlidir.
"Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve "Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki, "Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir."
"İnsanlar, aslında bir tek ümmet idiler, sonra ihtilafa düşüp ayrı ayrı oldular. Eğer Rabbinden bir karar çıkmamış olsa idi, ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında şimdiye kadar aralarında çoktan hüküm verilmiş olurdu."
Bu bağlam kartında toplam 3 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.
Bu ayet, "سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:18-20)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
18- Onlar, Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyecek şeylere tapıyor ve: “Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O, ortak tutmakta oldukları her şeyden münezzeh ve yücedir. 18. “Onlar” yani Allah Rasûlünü yalanlayan müşrikler, “Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda v
Kaynak: Konu segmenti özeti
Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.
"Hepsi bir değildirler. Kitap ehli içinde doğruluk üzere bulunan bir ümmet (topluluk) vardır ki, gecenin saatlerinde onlar secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okurlar."
"Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar, hayır işlerinde de birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar iyi insanlardandır."
Bu ayet, "سُورَةُ آلِ عِمۡرَانَ — Ahiret (3:113-114)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
113- Onların hepsi bir değildir. Kitap ehlinden bir zümre vardır ki (hak üzere) dosdoğru yürürler. Gece saatlerinde de secde ederek Allah’ın âyetlerini okurlar. 114- Allah’a ve âhiret gününe iman ederler. İyiliği emrederler, kötülükten alıkoyarlar ve hayırlı işlerde ellerini çabuk tutarlar. İşte onlar salihlerdendir. 115- Onlar her ne hayır işlerlerse ondan mahrum bırakılmayacaklardır. Allah takvâ
Kaynak: Konu segmenti özeti
Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.
"Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri!"
"Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman: "Biz Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz." derler."
Bu bağlam kartında toplam 3 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.
Bu ayet, "İmtihanın Doğası ve Sabrın Mükafatı" konu segmentiyle uyumlu bulundu.
Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.
Bu ayet, "İmtihanın Doğası ve Sabrın Mükafatı" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
Bu pasaj, hayatın bir imtihan alanı olduğunu kabul etmeyi, musibet anındaki 'istikrac' (Allah'a aidiyet) duruşunu ve bunun neticesindeki ilahi ikramı bir zincir halinde sunar. Tek bir ayetin ötesinde, sürecin tamamını açıklar.
Kaynak: Konu segmenti özeti
Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.