Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.
Özür dilerim, ancak sağlanan tefsir verilerinde Âl-i İmran Suresi, 89. Ayet bulunmamaktadır. Verilen klasik tefsir bağlamları yalnızca Yûnus Suresi 13. Ayet, Bakara Suresi 26. ve 260. Ayetleri içermektedir. Sorunuzu yanıtlayabilmek için Âl-i İmran Suresi, 89. Ayetin meal ve tefsir özeti gerekmektedir. Lütfen bu ayete ilişkin tefsir kaynakları sağlanırsa, klasik tefsir perspektifinden derinlikli bir açıklama sunabilirim. Bu bilgilere göre de en öne çıkan 6 ayet aşağıya dizilmiştir.
Sorgunuz "ali imran 89" ve "tövbe" kavramlarıyla ilişkilendirildi; bu ayet o eksende öne çıktı.
"Andolsun ki, sizden önceki devirlerin bir çok kavmini, peygamberleri kendilerine bir çok belge ile geldikleri halde zulmettikleri ve imana gelmedikleri için helak ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız."
"Sonra onların ardından sizi yeryüzüne halifeler yaptık ki, bakalım nasıl ameller işleyeceksiniz."
Bu ayet, "سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:13-14)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
13- Andolsun ki sizden önceki nesilleri, peygamberleri kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde zulme sapıp da iman etmeyecekleri kesinleşince helâk ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız. 14- Sonra onların arkalarından neler yapacağınızı görelim diye sizi yeryüzünde halifeler yaptık. 13. Yüce Allah, geçmiş ümmetleri küfür ve zulümleri sebebi ile helâk ettiğini haber ve
"Muhakkak ki Allah bir sivri sineği, hatta daha üstününü misal getirmekten çekinmez. İman edenler bilirler ki, o şüphesiz haktır, Rabb'lerındandır. Ama küfre saplananlar: "Allah böyle bir misal ile ne demek istedi?" derler. Allah onunla birçoklarını şaşırtır, yine onunla birçoklarını yola getirir. Onunla ancak o fasıkları şaşırtır."
"Onlar ki, söz verip andlaştıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozarlar. Allah'ın birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte zarara uğrayanlar onlardır."
Bu ayet, "سُورَةُ البَقَرَةِ — Şükür (2:26-27)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.
26- Gerçek şu ki Allah bir sivrisineği veya ondan öte herhangi bir şeyi misal vermekten hayâ etmez. İman edenler onun, Rablerinden gelen hakikat olduğunu bilirler. Ama küfre saplananlar “Allah bu misal ile ne murad etmiş?” derler. Allah onunla bir çoklarını saptırır ve yine onunla çoklarını da hidâyete eriştirir. O, onunla fasıklardan başkasını saptırmaz. 27- O (fasıklar) Allah’ın ahdini sağlamlaş
"Bir zamanlar İbrahim de: "Ey Rabbim! Ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster!" demişti. Allah: "İnanmadın mı ki?" buyurdu. İbrahim: "İnandım, fakat kalbim iyice yatışsın diye istiyorum." dedi. Allah buyurdu ki: "Öyle ise kuşlardan dördünü tut da onları kendine çevir, iyice tanıdıktan sonra (kesip) her dağın başına onlardan birer parça dağıt, sonra da onları çağır, koşa koşa sana gelecekler ve bil ki, Allah gerçekten çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.""
Bu ayet, "Ibrahim: Kalbin Itminani Icin Soru" konu segmentiyle uyumlu bulundu.
Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.
Bu ayet, iman eden bir kalbin de anlamak ve tatmin olmak icin soru sorabilecegini; sorunun bazen suphe degil itminan arayisi oldugunu gosterir.
Kaynak: Elmalılı Hamdi Yazır bağlam özeti
Bu metin, ayet meali ve arama bağlamı üzerinden üretilmiş kısa bir özetidir; doğrudan tefsir pasajı değildir.
"İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?"
"Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır."
Bu ayet, "Ankebut: Iman ve Imtihan Gercegi" konu segmentiyle uyumlu bulundu.
Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.
Bu pasaj, imtihani iman yolunun arizi bir kazasi degil, samimiyeti ortaya cikaran ilahi bir ayirma ve olgunlastirma sureci olarak anlatir.
Kaynak: Elmalılı Hamdi Yazır bağlam özeti
Bu metin, ayet meali ve arama bağlamı üzerinden üretilmiş kısa bir özetidir; doğrudan tefsir pasajı değildir.
"Sihirbazlar: "Ey Musa! Ya sen at, yahud ilk atan biz olalım" dediler."
"Musa dedi ki: "Hayır, siz atın." Bir de ne görsün! Onların ipleri ve değnekleri, yaptıkları sihirden ötürü kendisine sanki yürüyorlarmış gibi geldi."
Bu bağlam kartında toplam 9 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.
Bu ayet, "Musa: Sihirbazlarla Yuzlesme" konu segmentiyle uyumlu bulundu.
Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.
Bu blok, batilin gosterisinin hakikat karsisinda nasil sonecegini; korku aninda Allah'in yardiminin kalbe cesaret verdigini gosterir.
Kaynak: Elmalılı Hamdi Yazır bağlam özeti
Bu metin, ayet meali ve arama bağlamı üzerinden üretilmiş kısa bir özetidir; doğrudan tefsir pasajı değildir.
"Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir."
Ayetin anlam dokusu sorgunuzla güçlü biçimde örtüşüyor.
58- Şüphesiz ki Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Gerçekten Allah bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphe yok ki Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. 59- Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de. Eğer Allah’a ve âhiret gününe iman ediyorsanız herhangi bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allah’a ve Rasûlüne götürün. Bu, hem daha hayırlı, hem de sonuç iti