Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.
Haksızlık: Kur'an'da Adalet Düzeninden Sapış Haksızlık, Kur'an'ın temel mesajında adaleti ihlal etme, hakkı çiğneme ve dengeler bozma anlamına taşır. Rahmân Suresi, 7. Ayet'te "mizanı" (adaleti) koymak Yaratıcının kosmik düzeninin temeliyken, haksızlık bu ilahi dengede insanın çıkardığı fitildir—terazide hile, şahitlikte yalan, hükmette taraf tutma biçiminde tezahür eder. Nahl Suresi, 90. Ayet bunu açıkça hükmü ortaya koymaktadır: Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara bakmanın sorumluluğunu emrer; buna karşılık hayasızlık, fenalık ve azgınlıktan kesin olarak nehyeder. Nisâ Suresi, 135. Ayet ise haksızlığın en tehlikeli formunu—kişisel menfaat veya duygusal bağlılık uğruna adalet seçimini terk etme—ortaya koyar: "Kendiniz, ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa" şahitlik etmek, haksızlığa karşı en yüksek ahlaki standarttır. Klasik tefsir kaynaklarına göre, haksızlık sadece bireysel günah değil, evrensel düzenin bozmaya çalışılmasıdır; Allah "yaptıklarınızdan haberdardır" sözüyle, her türlü gizli haksızlığın hesaba kitaba çekileceğini ifade eder. Bu bilgilere göre de en öne çıkan 6 ayet aşağıya dizilmiştir.
Sorgunuz "haksızlık" ve "haksizlik" kavramlarıyla ilişkilendirildi; bu ayet o eksende öne çıktı.