BEYAN KURANKuran Araştırma & Tefsir Uzmanı
KonularSurelerHakkındaNasıl ÇalışırGizlilikKullanım KoşullarıİletişimGeri Bildirim

© 2026 Beyan Kuran. İbn Kesîr ve As-Saadi gibi klasik tefsir kaynaklarından ve Elmalılı Hamdi Yazır mealinden yararlanılmıştır.

  1. Ana Sayfa
  2. ›Arama
  3. ›Sura 35 ayet
ARAMA SONUÇLARI

"Sura 35 ayet" ile ilgili ayetler ve tefsir bağlamı

İLGİLİ AYETLER VE DERİN TEFSİR

Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.

BEYAN ÖZETİ

Şûrâ Suresi 35. Ayet Üzerine Tefsir Özeti Klasik tefsir kaynaklarına göre bu ayet, Allah'ın âyetlerine karşı batıl tartışma ve çürütme çabasında bulunanların durumunu tasvir etmektedir. Yüce Allah, böyle bir tutumda olanları, kendilerine musibetten kaçacak bir yer olmadığını bilmeye çağırmakta; bu ifade hem dünyada ilahi cezanın kaçınılmazlığını hem de ahirette hesaba çekilişin kesinliğini vurgular. Âyetleri reddetme ve tartışma yoluyla hak dini çürütmeye çalışanlar, sonunda ne kendi nefislerini koruyabilecek ne de ilahi azaptan bir sığınak bulabilecektir. Bu bağlamda ayet, hak ile batılın mücadelesi karşısında mümin kalbine, tevekküle dayalı bir güven aşılayıp müşrikleri ise uyarmaktadır. Bu bilgilere göre de en öne çıkan 6 ayet aşağıya dizilmiştir.

İLGİLİ KONULAR
TevekkulSabirAdaletAffetmekGelecek Kaygisi
NEDEN BU SONUÇLAR?

Sorgunuz "sûre fâtır" ve "kur an bölümü" kavramlarıyla ilişkilendirildi; bu ayet o eksende öne çıktı.

BAĞLAM: سُورَةُ يُونُسَ — ADALET (10:18-20)
وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هَٰؤُلَاءِ شُفَعَاؤُنَا عِنْدَ اللَّهِ ۚ قُلْ أَتُنَبِّئُونَ اللَّهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي السَّمَاوَاتِ وَلَا فِي الْأَرْضِ ۚ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Yûnus Suresi, 18. Ayet

"Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve "Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki, "Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir."

وَمَا كَانَ النَّاسُ إِلَّا أُمَّةً وَاحِدَةً فَاخْتَلَفُوا ۚ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ فِيمَا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

Yûnus Suresi, 19. Ayet

"İnsanlar, aslında bir tek ümmet idiler, sonra ihtilafa düşüp ayrı ayrı oldular. Eğer Rabbinden bir karar çıkmamış olsa idi, ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında şimdiye kadar aralarında çoktan hüküm verilmiş olurdu."

PASAJ ÖZETİ

Bu bağlam kartında toplam 3 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.

BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, "سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:18-20)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.

Bu sonuc faydali mi?
KONU SEGMENTİ ÖZETİ

18- Onlar, Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyecek şeylere tapıyor ve: “Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O, ortak tutmakta oldukları her şeyden münezzeh ve yücedir. 18. “Onlar” yani Allah Rasûlünü yalanlayan müşrikler, “Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda v

Kaynak: Konu segmenti özeti

Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.

Ayet sayfasını aç
وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِ

Tûr Suresi, 4. Ayet

"Ma'mur eve,"
BU AYET NEDEN GELDİ?

Ayetin anlam dokusu sorgunuzla güçlü biçimde örtüşüyor.

Klasik tefsir bağlamı (QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir) sorgunuzla doğrudan ilişkili.

Bu sonuc faydali mi?
BAĞLAM ÖZETİ · KAYNAK DOĞRULANAMADI

Ma'mur eve.

Kaynak: Kaynak doğrulanamadı

Özetin kaynağı korpustaki tefsir parçalarıyla eşleştirilemedi; bu yüzden müfessir adı verilmiyor.

Ayet sayfasını aç
أَوْ يُوبِقْهُنَّ بِمَا كَسَبُوا وَيَعْفُ عَنْ كَثِيرٍ

Şûrâ Suresi, 34. Ayet

"Yahut da Allah kazandıkları günahlar yüzünden onları helâk eder ve birçoğunu da bağışlar."
BU AYET NEDEN GELDİ?

Klasik tefsir bağlamı (QUL Tafsir Export (As-Saadi)) sorgunuzla doğrudan ilişkili.

Bu sonuc faydali mi?
KLASİK TEFSİR BAĞLAMI

Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 35. “Böylece âyetlerimiz hakkında” kendi batılları ile onları çürütmeye çalışarak “tartışanlar, kendileri için kaçacak” başlarına gelen ceza ve musibetten kendilerini kurtaracak “bir yer olmadığını bilsinler.”

Kaynak: As-Saadi tefsir parçası

Eser: As-Saadi

Referans: QUL Tafsir Export (As-Saadi)

Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.

Ayet sayfasını aç
BAĞLAM: IBRAHIM: KABE DUASI VE GUVENLI BELDE
وَإِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَأَمْنًا وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ إِبْرَاهِيمَ مُصَلًّى ۖ وَعَهِدْنَا إِلَىٰ إِبْرَاهِيمَ وَإِسْمَاعِيلَ أَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْعَاكِفِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ

Bakara Suresi, 125. Ayet

"Biz ta o zaman bu Beyt'i, insanlar için bir sevap kazanma ve bir güven yeri kıldık. Siz de Makamı İbrahim'den kendinize bir namazgah edinin. Ayrıca İbrahim ile İsmail'e şöyle ahid verdik: "Beytimi, hem tavaf edenler için, hem ibadete kapananlar için, hem de rükû ve secde edenler için tertemiz tutun!""

وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ رَبِّ اجْعَلْ هَٰذَا بَلَدًا آمِنًا وَارْزُقْ أَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ آمَنَ مِنْهُمْ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ ۖ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَأُمَتِّعُهُ قَلِيلًا ثُمَّ أَضْطَرُّهُ إِلَىٰ عَذَابِ النَّارِ ۖ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ

Bakara Suresi, 126. Ayet

"Ve o vakit İbrahim "Ey Rabbim, burasını güvenli bir belde kıl, halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli meyvalarla rızıklandır" diye yalvardı. Allah buyurdu ki: "küfredeni dahi rızıklandırır da hayattan biraz nasip aldırırım, sonra da onu ateş azabına uğratırım ki, orası ne yaman bir duraktır!""

PASAJ ÖZETİ

Bu bağlam kartında toplam 5 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.

BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, "Ibrahim: Kabe Duasi ve Guvenli Belde" konu segmentiyle uyumlu bulundu.

Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.

Bu sonuc faydali mi?
KONU SEGMENTİ ÖZETİ

Bu pasaj, mekanin kutsalliginin ibadet, temizlik, guven ve nesiller icin hidayet duasiyla nasil anlam kazandigini gosterir.

Kaynak: Konu segmenti özeti

Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.

Ayet sayfasını aç
BAĞLAM: İMTIHANIN DOĞASI VE SABRIN MÜKAFATI
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْأَمْوَالِ وَالْأَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِ ۗ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ

Bakara Suresi, 155. Ayet

"Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri!"

الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُمْ مُصِيبَةٌ قَالُوا إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ

Bakara Suresi, 156. Ayet

"Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman: "Biz Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz." derler."

PASAJ ÖZETİ

Bu bağlam kartında toplam 3 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.

BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, "İmtihanın Doğası ve Sabrın Mükafatı" konu segmentiyle uyumlu bulundu.

Bu ayet, sorunuzun anlamına yakın bulunduğu için öne çıkarıldı.

Bu sonuc faydali mi?
KONU SEGMENTİ ÖZETİ

Bu pasaj, hayatın bir imtihan alanı olduğunu kabul etmeyi, musibet anındaki 'istikrac' (Allah'a aidiyet) duruşunu ve bunun neticesindeki ilahi ikramı bir zincir halinde sunar. Tek bir ayetin ötesinde, sürecin tamamını açıklar.

Kaynak: Konu segmenti özeti

Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.

Ayet sayfasını aç
وَيَعْلَمَ الَّذِينَ يُجَادِلُونَ فِي آيَاتِنَا مَا لَهُمْ مِنْ مَحِيصٍ

Şûrâ Suresi, 35. Ayet

"Âyetlerimiz hakkında mücadele edenler bilsinler ki kendileri için kaçacak bir yer yoktur."
BU AYET NEDEN GELDİ?

Klasik tefsir bağlamı (QUL Tafsir Export (As-Saadi)) sorgunuzla doğrudan ilişkili.

Bu sonuc faydali mi?
KLASİK TEFSİR BAĞLAMI

Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 35. “Böylece âyetlerimiz hakkında” kendi batılları ile onları çürütmeye çalışarak “tartışanlar, kendileri için kaçacak” başlarına gelen ceza ve musibetten kendilerini kurtaracak “bir yer olmadığını bilsinler.”

Kaynak: As-Saadi tefsir parçası

Eser: As-Saadi

Referans: QUL Tafsir Export (As-Saadi)

Bu ayet için doğrudan tefsir korpusundan alınmış bir pasaj referansı kullanıldı.

Ayet sayfasını aç