BEYAN KURANKuran Araştırma & Tefsir Uzmanı
KonularSurelerHakkındaNasıl ÇalışırGizlilikKullanım KoşullarıİletişimGeri Bildirim

© 2026 Beyan Kuran. İbn Kesîr ve As-Saadi gibi klasik tefsir kaynaklarından ve Elmalılı Hamdi Yazır mealinden yararlanılmıştır.

  1. Ana Sayfa
  2. ›Arama
  3. ›Sura 4 ayet
ARAMA SONUÇLARI

"Sura 4 ayet" ile ilgili ayetler ve tefsir bağlamı

İLGİLİ AYETLER VE DERİN TEFSİR

Sonuçlar, sorunuzla en çok ilgili görülen ayetlerden başlayacak şekilde sıralandı.

BEYAN ÖZETİ

Sorgu "Sura 4 ayet" şeklinde belirsiz olduğundan, sağlanan verilerdeki ayetler çerçevesinde hikmetli bir çerçeve sunuyorum: Şefaat ve Tevhid Konusu (Yûnus Suresi, 18. Ayet) Müşrikler, Allah dışındaki varlıklara taparak onları şefaatçi olarak görmüşlerdir. Klasik tefsir kaynaklarına göre bu ayetin özü, "kendilerine fayda veya zarar veremeyen şeylere" ibadet etmenin mantıksızlığını ortaya koymaktır. Allah'ın "göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi" söylemek ifadesi, insanların müşriklerin dini iddiaları konusunda Allah'ı bilgisizleştirmeye kalkıştıklarının ironikal bir eleştirisidir. Burada bilgelik, saf tevhide dönüş ve şefaat hakkındaki yanlış inançların terk edilmesinde yatmaktadır. Dünya ve Âhiret Tercihinin Hikmetleri (Ahzâb Suresi, 28. Ayet) Peygamber'in eşlerine sunulan tercih, maddi refah ile manevi sabrın muvazenesini gösterir. Klasik çerçeveye göre, "dünya hayatının ziyneti"ni isteyenler boşanarak ayrılabilecekken, "Allah'ı, Rasûlünü ve âhiret yurdunu" tercih edenler "ihsan sahiplerine" verilen büyük mükâfattan müstahak kılınırlar. Bu bilgilere göre de en öne çıkan 6 ayet aşağıya dizilmiştir.

İLGİLİ KONULAR
TevekkulSabirAdaletAffetmekGelecek Kaygisi
NEDEN BU SONUÇLAR?

Sorgunuz "nisa suresi" ve "kur an bölümü" kavramlarıyla ilişkilendirildi; bu ayet o eksende öne çıktı.

BAĞLAM: سُورَةُ يُونُسَ — ADALET (10:18-20)
وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هَٰؤُلَاءِ شُفَعَاؤُنَا عِنْدَ اللَّهِ ۚ قُلْ أَتُنَبِّئُونَ اللَّهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي السَّمَاوَاتِ وَلَا فِي الْأَرْضِ ۚ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Yûnus Suresi, 18. Ayet

"Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve "Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki, "Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah onların ortak koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir."

وَمَا كَانَ النَّاسُ إِلَّا أُمَّةً وَاحِدَةً فَاخْتَلَفُوا ۚ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ فِيمَا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

Yûnus Suresi, 19. Ayet

"İnsanlar, aslında bir tek ümmet idiler, sonra ihtilafa düşüp ayrı ayrı oldular. Eğer Rabbinden bir karar çıkmamış olsa idi, ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında şimdiye kadar aralarında çoktan hüküm verilmiş olurdu."

PASAJ ÖZETİ

Bu bağlam kartında toplam 3 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.

BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, "سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:18-20)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.

Bu sonuc faydali mi?
KONU SEGMENTİ ÖZETİ

18- Onlar, Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyecek şeylere tapıyor ve: “Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O, ortak tutmakta oldukları her şeyden münezzeh ve yücedir. 18. “Onlar” yani Allah Rasûlünü yalanlayan müşrikler, “Allah’ın dışında kendilerine ne zarar ne de fayda v

Kaynak: Konu segmenti özeti

Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.

Ayet sayfasını aç
وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِ

Tûr Suresi, 4. Ayet

"Ma'mur eve,"
BU AYET NEDEN GELDİ?

Ayetin anlam dokusu sorgunuzla güçlü biçimde örtüşüyor.

Klasik tefsir bağlamı (QUL Turkish Tafsir Ibn Kathir) sorgunuzla doğrudan ilişkili.

Bu sonuc faydali mi?
BAĞLAM ÖZETİ · KAYNAK DOĞRULANAMADI

Ma'mur eve.

Kaynak: Kaynak doğrulanamadı

Özetin kaynağı korpustaki tefsir parçalarıyla eşleştirilemedi; bu yüzden müfessir adı verilmiyor.

Ayet sayfasını aç
BAĞLAM: سُورَةُ الأَحۡزَابِ — HASET (33:28-29)
يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِأَزْوَاجِكَ إِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا وَزِينَتَهَا فَتَعَالَيْنَ أُمَتِّعْكُنَّ وَأُسَرِّحْكُنَّ سَرَاحًا جَمِيلًا

Ahzâb Suresi, 28. Ayet

"Ey peygamber! Hanımlarına şöyle söyle: "Eğer dünya hayatını ve zinetini istiyorsanız, haydi gelin, sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim."

وَإِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَالدَّارَ الْآخِرَةَ فَإِنَّ اللَّهَ أَعَدَّ لِلْمُحْسِنَاتِ مِنْكُنَّ أَجْرًا عَظِيمًا

Ahzâb Suresi, 29. Ayet

"Yok eğer Allah ve Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, haberiniz olsun ki, Allah içinizden güzellik edenlere pek büyük bir ecir hazırlamıştır."

BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, "سُورَةُ الأَحۡزَابِ — Haset (33:28-29)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.

Bu sonuc faydali mi?
KONU SEGMENTİ ÖZETİ

28- Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size (dünya malından) vereyim ve sizi güzel bir şekilde bırakayım/boşayayım.” 29- “Yok, eğer Allah’ı, Rasûlünü ve âhiret yurdunu istiyorsanız (şunu bilin ki) Allah, içinizden ihsan/iyilik sahiplerine büyük bir mükâfat hazırlamıştır. 28. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımları kıskançlık hususun

Kaynak: Konu segmenti özeti

Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.

Ayet sayfasını aç
BAĞLAM: سُورَةُ العَنكَبُوتِ — AILE (29:41-43)
مَثَلُ الَّذِينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللَّهِ أَوْلِيَاءَ كَمَثَلِ الْعَنْكَبُوتِ اتَّخَذَتْ بَيْتًا ۖ وَإِنَّ أَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنْكَبُوتِ ۖ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ

Ankebût Suresi, 41. Ayet

"Allah'tan başka dost edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumu gibidir. Halbuki, evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi."

إِنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ مِنْ شَيْءٍ ۚ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

Ankebût Suresi, 42. Ayet

"Allah, onların kendisini bırakıpta hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz ki bilir. O mutlak güç ve hikmet sahibidir."

PASAJ ÖZETİ

Bu bağlam kartında toplam 3 ayet birlikte taşınıyor. Varsayılan görünümde ilk 2 ayet gösteriliyor.

BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, "سُورَةُ العَنكَبُوتِ — Aile (29:41-43)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.

Bu sonuc faydali mi?
KONU SEGMENTİ ÖZETİ

Allah'tan başka dostlar edinenlerin misali; kendine yuva yapan örümceğin misali gibidir. Evlerin en çürüğü muhakkak ki örümceğin yuvasıdır. Keşki bilselerdi. 41- Allah’ın dışında dostlar/ilahlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumuna benzer. Şüphesiz yuvaların en zayıf olanı örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi. 42- Şüphesiz Allah, kendisinin dışında yalvardıklarının bir hiç oldu

Kaynak: Konu segmenti özeti

Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.

Ayet sayfasını aç
BAĞLAM: سُورَةُ يُونُسَ — ADALET (10:13-14)
وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا الْقُرُونَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُوا ۙ وَجَاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ وَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُوا ۚ كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِمِينَ

Yûnus Suresi, 13. Ayet

"Andolsun ki, sizden önceki devirlerin bir çok kavmini, peygamberleri kendilerine bir çok belge ile geldikleri halde zulmettikleri ve imana gelmedikleri için helak ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız."

ثُمَّ جَعَلْنَاكُمْ خَلَائِفَ فِي الْأَرْضِ مِنْ بَعْدِهِمْ لِنَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ

Yûnus Suresi, 14. Ayet

"Sonra onların ardından sizi yeryüzüne halifeler yaptık ki, bakalım nasıl ameller işleyeceksiniz."

BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, "سُورَةُ يُونُسَ — Adalet (10:13-14)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.

Bu sonuc faydali mi?
KONU SEGMENTİ ÖZETİ

13- Andolsun ki sizden önceki nesilleri, peygamberleri kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde zulme sapıp da iman etmeyecekleri kesinleşince helâk ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız. 14- Sonra onların arkalarından neler yapacağınızı görelim diye sizi yeryüzünde halifeler yaptık. 13. Yüce Allah, geçmiş ümmetleri küfür ve zulümleri sebebi ile helâk ettiğini haber ve

Kaynak: Konu segmenti özeti

Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.

Ayet sayfasını aç
BAĞLAM: سُورَةُ مَرۡيَمَ — AILE (19:54-55)
وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ إِسْمَاعِيلَ ۚ إِنَّهُ كَانَ صَادِقَ الْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَبِيًّا

Meryem Suresi, 54. Ayet

"Kur'ân'da İsmail'i de an; çünkü o, vaadine sadık bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi."

وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُ بِالصَّلَاةِ وَالزَّكَاةِ وَكَانَ عِنْدَ رَبِّهِ مَرْضِيًّا

Meryem Suresi, 55. Ayet

"Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti."

BU AYET NEDEN GELDİ?

Bu ayet, "سُورَةُ مَرۡيَمَ — Aile (19:54-55)" pasajının bütünlüğü içinde sorgunuzla ilişkili bulundu.

Bu sonuc faydali mi?
KONU SEGMENTİ ÖZETİ

54- Kitapta İsmail’i de an. O, sözünde duran bir kul ve bir rasûl, bir nebi idi. 55- O, ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbi katında da razı olunmuş bir kimse idi. 54. Yani bu Kur’ân-ı Kerim’de Âdemoğullarının efendisinin aralarından geldiği ve Arap kavminin atası olan bu yüce peygamberi de an. “O, sözünde duran” söz verdi mi mutlaka yerine getiren “bir kul ve bir rasûl, bir nebi idi.” Onun

Kaynak: Konu segmenti özeti

Bu metin küratörlü bir konu segmentinin özetidir; bir müfessire ait değildir.

Ayet sayfasını aç